🍷 Apartman Karar Defteri Tasdik Ettirmemenin Cezasi
APARTMANKARAR DEFTERİ Ayrıntı Ticaret ve Esnaf sicil tasdiknamesi istenmez. Kat Mülkiyeti Kanununun 32.maddesigereğince, kat malikleri kurulu karar defterinin takvim yılının bitiminden sonraki bir ay (ocak ayı) içerisinde notere kapanış onayının yaptırılması gerekir. Vergi dairesinden potansiyel vergi numarası alınması gerekir.
Apartmanyönetimi defter tutmama cezası var mı? Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında apartman yöneticisinin yerine getirmek ile yükümlü olduğu sorumluluklarına ve bu sorumlulukların yerine getirilmemesi durumunda yöneticiye verilecek cezalar bulunuyor.
KatMülkiyeti Kanunu kapsamında apartman yöneticisinnin cezai sorumlulukları na ilişkin esaslara yer veriliyor. Kanuna göre, yönetici kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, apartman yönetimi defterine tarih sırası ile yazmaya ve bu defteri ve
Apartmankarar defteri özellikleri sayesinde apartman içerisindeki yaşam kuralları belirlenir. Örneğin toplantıda apartman balkonlarının kullanımı ile ilgili bir karar alınmak istendi. Karar ve oylama sonucu deftere yazılır. Alınan karar için ret oyu verenler varsa; bu kişiler de gerekçelerini apartman karar defterine yazarlar.
Apartmanyönetimi işletme defteri. bir siteye yönetici olan bir şahıs yönetim için karar defteri ve işletme defteri tasdik ettirmiş. aldığı kararları karar defterine işlemiş imzalamışlar. siteye ait giderleri ve aidat gelirlerinide işletme defterine kayıt etmişler. bu 2 defterin ocak ayı içerisinde kapanış ve aynı
Tasdikedilen defterin içerisinde toplantılarda alınan tüm kararlar, detaylı bir şekilde işlenmelidir. Apartman karar defterine toplantılar arasında ki boşluklarda tasdik alması tavsiye edilmektedir. Bu işlemin yapılması defterin resmi bir belge olarak kabul edilmesi doğru olacaktır. Apartman Karar Defteri Tutulmazsa Ne Olur?
ReadMalicozum57 by Istanbul SMMM Odası on Issuu and browse thousands of other publications on our platform. Start here!
EDEFTER MÜKELLEFLERİ. E-defter uygulamasına geçmiş olan mükelleflerin ise 2019 yılında kullanacakları, defteri kebir ve yevmiye defteri dışındaki defterlerini (envanter ve damga vergisi defteri gibi) 31 Aralık 2018 tarihine kadar tasdik ettirmeleri gerektiğini hatırlatmak isteriz. DEFTER BEYAN SİSTEMİ.
xuwxoxú &g 1r .xuwxoxú ùlúol ø67$1%8/ 7hohirq )dnv h 3rvwd lvpppr#lvpppr ruj wu _ zzz lvpppr ruj wu
Şahısfirması için defter tasdik ücreti 2022 yılında ne kadar? Cevap: Bu işlemi kendiniz yapacaksanız defter yaprak sayınıza göre 149 TL ile 531,46 TL arasında bir tutar ödersiniz. Limited şirketi içinde bilanço esası olması durumunda bu
CZ3Pe. Esina Site Üyesi Mesajlar 36 Kayıt 03 Oca 2016 1803 Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Sayın Moderatör/Grup Uyeleri İkisi de kat maliki olan 2015 yılı apartman yoneticisi ve denetcisi hakkında aşağıdaki eylemleri nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Şikayet dilekçemizde suçun niteliği hakkında bildirimde bulunmadık ancak "Hizmet Nedeniyle Guveni Kotuye Kullanma" suçu oluşmamıştır şeklinde kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde karar çıktı. Ağır ceza mahkemesine itirazda bulunacağız. Şüphelilerin asağıda belirtilen eylemlerin suç kapsamına alındığı emsal yargıtay kararı arıyorum. Paylasırsaniz sevinirim. Onerileriniz de memnun edecektir. 1 Ocak 2015 tarihli Kat Malikleri Olağan Genel Kurulu’nda apartmanda yapılacak ACİL tamiratlar için aylık aidatlara ilave olarak her kat malikinden EK olarak para tahsil edilmesine karar verilmiştir. Yönetime hem aidat hem de bu EK ödemeleri yaptık. Ancak, yönetici, acil olarak yapılan tamirat bedelini tahsil etmiş olduğu bu paralardan yapmayıp bizlerden ayrıca talep etmiştir. Üstelik, apartmanın ortak yerlerinde yaptırdığı bu acil tamiratın bedelini kendisini ve denetçiyi muaf tutacak sekilde apartmanın tek dairelerinin maliklerinden tahsil etmiştir. Ödeme yapmayan maliklere gonderdiği ve apartmanın duyuru panosuna astigi yazılarla ödeme yapmayanlara haciz tehdidinde bulunmustur. 2 Apartmana ait ortak yerlerde tadilat yapılması için kat maliklerinden 2014 yılında eski yönetici tarafından tahsil edilen nakitler Ocak 2016 da yöneticiye teslim edilmişti. Yönetici, tadilatların yapımı konusunda aldığımız kat malikleri kararını iptal talebiyle dava açan malikerden biriydi. Dava bizler lehine sonuclandi, tadilatların yapılması konusunda aldığımız karar mahkemece onaylandı. Ancak, yönetici tadilatların yapilmasını istemediginden mahkeme kararını ilgili mahkemeden alıp tum kat maliklerine teblig etmedi. Tadilat paraları nezdinde oldugu halde tadilatları yaptırmadı. Bu arada tadilatı yapılmayan ortak atık su borularından atık sular sızdı ve hasar olustu. 3 Mahkeme kararından ve tadilatların yapılması gerektiginden haberdar oldugu halde, olaganüstü bir toplantı duzenledi. Kat maliklerinden bir cogu mahkeme kararından haberdar olmadıgı için bu toplantıda tadilatların yapılmaması ve tadilat avansı odeyen kat maliklerine ödedikleri avansların iade edilmesi kararları alındı. Ancak yönetici bizlere avans iadelerini de yapmadı. Avans iadelerini yapmadığı icin, zaman zaman apartmanın duyuru panosuna yazılar asmak suretiyle tadilatların yapılacağını bildirerek bizleri oyaladı. Yazılarını savcılığa delil olarak sunduk. Sonucta ne tadilatlar yapildi ne de avans iadeleri yapıldı. 4 Kat malikleri Tadilat kararlarının iptali talebiyle açılan davanın vekalet ücretleri apartmanın ortak gelirlerinden karşılanması gerektiği halde yönetici ve denetçi ödemedi. Samimi oldukları diğer birkaç malik de ödemedi. Bu ücretler bizlerin ödediği tadilat paralarından karşılandı. Bu konuyla ilgili yöneticiye ihtarname cekmiştik ve vekalet ücretlerini tüm kat maliklerinden tahsil etmesini istemistik. Fakat ne kendisi ödedi ne de denetçi ve samimi oldugu diğer malikler ödedi. Savcılıga bunu bildirdik. Apartman defterlerinin incelenmesini istedik, ancak defterler incelenmedi. 5 Yönetici, husumet icinde bulunduğu bir komsusuna haksız bir sekilde dava acti Davayı kaybetti. Ancak, dava masrafı ve avukat vekalet ücretini nezdinde bulunan apartmanın ortak paralarından ödedi. Yani bizler ödemiş olduk. Tesekkur ederim. Saygilarimla teoman Global Moderatör Mesajlar 23645 Kayıt 29 Tem 2012 1708 Meslek "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir." Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen teoman » 16 Ara 2016 0914 Esina yazdıSayın Moderatör/Grup Uyeleri İkisi de kat maliki olan 2015 yılı apartman yoneticisi ve denetcisi hakkında aşağıdaki eylemleri nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Şikayet dilekçemizde suçun niteliği hakkında bildirimde bulunmadık ancak "Hizmet Nedeniyle Guveni Kotuye Kullanma" suçu oluşmamıştır şeklinde kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde karar çıktı. Ağır ceza mahkemesine itirazda bulunacağız. Şüphelilerin asağıda belirtilen eylemlerin suç kapsamına alındığı emsal yargıtay kararı arıyorum. Paylasırsaniz sevinirim. Onerileriniz de memnun edecektir. 1 Ocak 2015 tarihli Kat Malikleri Olağan Genel Kurulu’nda apartmanda yapılacak ACİL tamiratlar için aylık aidatlara ilave olarak her kat malikinden EK olarak para tahsil edilmesine karar verilmiştir. Yönetime hem aidat hem de bu EK ödemeleri yaptık. Ancak, yönetici, acil olarak yapılan tamirat bedelini tahsil etmiş olduğu bu paralardan yapmayıp bizlerden ayrıca talep etmiştir. Üstelik, apartmanın ortak yerlerinde yaptırdığı bu acil tamiratın bedelini kendisini ve denetçiyi muaf tutacak sekilde apartmanın tek dairelerinin maliklerinden tahsil etmiştir. Ödeme yapmayan maliklere gonderdiği ve apartmanın duyuru panosuna astigi yazılarla ödeme yapmayanlara haciz tehdidinde bulunmustur. 2 Apartmana ait ortak yerlerde tadilat yapılması için kat maliklerinden 2014 yılında eski yönetici tarafından tahsil edilen nakitler Ocak 2016 da yöneticiye teslim edilmişti. Yönetici, tadilatların yapımı konusunda aldığımız kat malikleri kararını iptal talebiyle dava açan malikerden biriydi. Dava bizler lehine sonuclandi, tadilatların yapılması konusunda aldığımız karar mahkemece onaylandı. Ancak, yönetici tadilatların yapilmasını istemediginden mahkeme kararını ilgili mahkemeden alıp tum kat maliklerine teblig etmedi. Tadilat paraları nezdinde oldugu halde tadilatları yaptırmadı. Bu arada tadilatı yapılmayan ortak atık su borularından atık sular sızdı ve hasar olustu. 3 Mahkeme kararından ve tadilatların yapılması gerektiginden haberdar oldugu halde, olaganüstü bir toplantı duzenledi. Kat maliklerinden bir coğu mahkeme kararından haberdar olmadıgı için bu toplantıda tadilatların yapılmaması ve tadilat avansı odeyen kat maliklerine ödedikleri avansların iade edilmesi kararları alındı. Ancak yönetici bizlere avans iadelerini de yapmadı. Avans iadelerini yapmadığı icin, zaman zaman apartmanın duyuru panosuna yazılar asmak suretiyle tadilatların yapılacağını bildirerek bizleri oyaladı. Yazılarını savcılığa delil olarak sunduk. Sonucta ne tadilatlar yapildi ne de avans iadeleri yapıldı. 4 Kat malikleri Tadilat kararlarının iptali talebiyle açılan davanın vekalet ücretleri apartmanın ortak gelirlerinden karşılanması gerektiği halde yönetici ve denetçi ödemedi. Samimi oldukları diğer birkaç malik de ödemedi. Bu ücretler bizlerin ödediği tadilat paralarından karşılandı. Bu konuyla ilgili yöneticiye ihtarname cekmiştik ve vekalet ücretlerini tüm kat maliklerinden tahsil etmesini istemistik. Fakat ne kendisi ödedi ne de denetçi ve samimi oldugu diğer malikler ödedi. Savcılıga bunu bildirdik. Apartman defterlerinin incelenmesini istedik, ancak defterler incelenmedi. 5 Yönetici, husumet icinde bulunduğu bir komsusuna haksız bir sekilde dava acti Davayı kaybetti. Ancak, dava masrafı ve avukat vekalet ücretini nezdinde bulunan apartmanın ortak paralarından ödedi. Yani bizler ödemiş olduk. Tesekkur ederim. Saygilarimla Yukarıda izah etmiş olduğunuz olaylar karşısında C. savcılığının konuya hukuki mesele boyutundan bakıp takipsizlik kararı vermesine bir anlam veremedim. Kararı Sulh Ceza Hakimliğine süresi içerisinde itiraz ede bilir ve soruşturmanın genişletilmesi talebinde buluna bilirsiniz. Benim görüşüm burada güveni Kötüye Kullanma Suçunun Oluştuğu kanaatindeyim. KARAR ... 46&t=77571 Tartışılan forum. ... 84&start=0 HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ. Esina Site Üyesi Mesajlar 36 Kayıt 03 Oca 2016 1803 Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Esina » 19 Ara 2016 1212 Yanitiniz icin cok tesekkur ederim. Sormak istedigim iki konu var, yanitlarsaniz memnun olacagim. 1 Yöneticiye 2015 Ocak ayında tadilatlar icin TL avans ödemistim. Diger kat maliklerinin ödediği paralarla birlikte yöneticiye TL nin üzerinde para teslim edildi. Yönetici tadilatlarin yapilmasını istemediginden bu parayı apartmanla ilgili ortak yerlerde ancak kendisinin, yönetici yardımcısının ve denetcinin ihtiyacı olan tamirat vs işlere harcadi. Husumet icinde bulunduğu bir komsusuna haksız bir sekilde dava acti, yargılama ve avukat vekalet ücretini bu paradan ödedi. Kalan parayı 2016 yöneticisine devretti. 2016 yöneticisi de elinde kalan parayla acil olmayan badana vs işlere bu parayı harcadi. Savcılığa parayı buralara harcadığı konusunda ifade vermiş. Savcılık da parayı zimmetine gecirmedigi için takipsizlik kararı verdi. Yöneticinin eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçu olusturdugu konusunda emsal yargıtay kararı varsa paylaşır mısınız ? Sulh Ceza Hakimliğini nasil ikna edebilirim ? Itiraz süremin dolmasına 3 gun kaldı. Acil durumdayim. 2 Ayrıca, yönetici, aşağıdaki eylemi nedeniyle TCK 123 kapsamında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma sucunu işlemis sayılmaz mi ? Ocak 2015 tarihli Kat Malikleri Olağan Genel Kurulu’nda apartmanda yapılacak ACİL tamiratlar için aylık aidatlara ilave olarak her kat malikinden EK olarak para tahsil edilmesine karar verilmişti. Yönetime hem aidat hem de bu EK ödemeleri yaptık. Ancak, yönetici, acil olarak yapılan tamirat bedelini tahsil etmiş olduğu bu paralardan yapmayıp bizlerden ayrıca talep etmişti. Şahsıma ve ödeme yapmayan maliklere gonderdiği yazı ve apartmanın duyuru panosuna astigi yazılarla bizlere bir kaç kez haciz tehdidinde bulunmustur. Bu tehditleri belgeleyen delilleri savcılığa sunmustuk. Yanitinizi icin tesekkur ederim. Saygilarimla Esina Site Üyesi Mesajlar 36 Kayıt 03 Oca 2016 1803 Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Esina » 16 Oca 2017 1249 Sayın Admin Yukarıda bahsettiğim konu ile ilgili önemli bir sorunumuz daha var. Goruslerinizi paylasirsanız cok memnun olacagim. TCK'nın 167/1 Maddesi ile ilgili bir sorum olacak. Suç isnadı/iftira suçunun HUKUK DAVASI AÇMAK SURETİYLE YAPILMASI TCK 167/1 kapsamında değil midir. Olaylar aşağıda sunulmuştur. Yorumlarınızı rica ediyorum. Apartmana yapılacak tadilatlarla ilgili kat malikleri kararları yönetici olduğum 2014 yılında yapılan kat malikleri kurulunda alınmıştı. Bahsettiğim yönetici ve 4 kat maliki tadilatlarla ilgili alınan genel kurul kararlarının iptali için KMK'nın 38ci Maddesi"Kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilmesi suretiyle açılabilir" ne istinaden davayı şahsım adına açmışlardı. Ben de KMK nın "Kurul kararının iptali halinde bu konudaki yargılama giderleri ortak giderlerden karşılanır" Maddesi ne istinaden dava ve avukat vekalet ücretlerini apartmanın ortak giderlerinden karşılamıştım. Bu kez yönetici ve davayı açan diğer malikler, olaganüstü bir kat malikleri toplantısı düzenleyerek ortak giderlerden ödediğim dava ve vekalet ücretlerini şahsımdan tahsil etmek üzere aleyhime hukuk davası açmak üzere karar aldılar ve bu kararı alrıken üzerime suç sayılan bir eylem isnat ettiler. Ortak giderlerden ödediğim dava masrafı ve vekalet ücretlerinin şahsıma ait bir dava ile ilgili olduğunu iddia ettiler ve bu iddiayı karar defterinde kayıt altına alarak kararı tüm kat maliklerine tebliğ ettiler. Amaçları yapılacak tadilatlar için benim yönetici olarak tahsilat yapmamı engellemekti. Üzerime isnat edilen bu suçu dolayısıyla aleyhime dava açmak üzere aldıkları genel kurul kararını iptal ettirmek üzere malikler aleyhine dava açtık ve dava lehimize sonuçlandı. Aldıkları karar mahkeme tarafından iptal edildi. Bu konuyla ilgili kat malikleri GIYABIMDA HAKARET SUÇU'NU işlemiş olmuyorlar mı ? Malikler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum ancak suç TCK nin 167/1 maddesine uymaması nedeniyle takipsizlik kararı aldı. Kat malikleri kararı şahsım aleyhine dava açmak üzere alındığı ve yöneticiye yetki bu şekilde verildiği halde, yönetici kat maliklerinden yeni bir yetki almadan bu kez annem aleyhine yeni bir hukuk davası açtı. Annemin kat maliklerinden yönetici sıfatıyla para tahsil ettiğini, tahsil ettiği bu paralarla şahsına ait dava ile ilgili avukat vekalet ücreti ödediğini iddia etti. Yönetici aynı suçu bu kez annem üzerine isnat etmiş oldu. Bu davayı da biz kazandık. Dava KESIN olarak reddedildi. Yönetici temyize dahi gidemedi. Kat maliklerinden yetki almadan açtığı bu davanın masraflarını yönetici apartmanın ortak digerlerinden karşıladı. Yani, bizim üzerimize isnat ettiği suçu kendisi işledi. Bu kez annem de yönetici hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yöneticinin, işlememiş olduğu bir suç isnadında bulunmak suretiyle aleyhine dava açtığını üstelik bunu kat maliklerinden yetki almadan ve dava masraflarını apartmanın ortak gelirlerinden karşılamak suretiyle yaptıgını bildirdi. Ancak, annemim şikayeti de TCK nin 167/1 maddesine uymaması nedeniyle yine takipsizlik kararı aldı. TAKİPSİZLİK KARARINA İTİRAZ SÜREMİZ BİTMEK ÜZERE. AVUKATIMIZ AGIR GRİP NEDENİYLE YARDIMCI OLAMADI. BU NEDENLE YORUMLARINIZ ÖNEM TASİYOR. Tesekkur ederim. Saygilarimla Admin Site Yöneticisi Mesajlar 29604 Kayıt 22 Mar 2012 1208 Meslek Hukukçu İletişim Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Admin » 16 Oca 2017 1821 YARGITAY 16. Ceza Dairesi 2016/1460 E. 2016/5597 K. Mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi Suç İftira Hüküm Sanık ... hakkında; TCK'nın 267/1, 43, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Sanık ... hakkında; TCK'nın 267/1, 43, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü 1-İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerektiği, somut olayda; sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarının maddi vakalara dayandığı, eylemlerinin anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve iddialarının ispat edilememiş olmasının sanıkların iftira suçunu işlediğinin kanıtı sayılamayacağı gözetilmeden unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de, a-Suç tarihinin “ yerine “ yazılması, b-TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. iptal kararının gözetilmesi lüzumu, c-Alt sınırdan belirlenen temel cezada zincirleme suç hükümleri gereğince yapılan artırım neticesinde 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanık ... hakkında fazla ceza tayini, d-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve denetim süresinin mahkum olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sonuç olarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilen sanık ... hakkında 1 yıl denetim süresine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir. sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir. Admin Site Yöneticisi Mesajlar 29604 Kayıt 22 Mar 2012 1208 Meslek Hukukçu İletişim Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Admin » 16 Oca 2017 1822 YARGITAY 16. Ceza Dairesi 2016/884 E. 2016/3657 K. Mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi Suç İftira Hüküm TCK 267/1, 43, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet Her iki sanık hakkında Dosya incelenerek gereği düşünüldü 1-Sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre somut olaylara dayanan iddiaların suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp anayasal şikayet hakkı kapsamında kaldığından atılı iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa Mahkemesinin tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir. sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir. Esina Site Üyesi Mesajlar 36 Kayıt 03 Oca 2016 1803 Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Esina » 16 Oca 2017 1854 Sayın Admin Yargıtay içtihatleri için tesekkur ederim. Sizin fikirlerinizi rica ettiğim nokta şudur. İctihatta " İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, bir kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması..." şartı bulunmakta. Şarta göre ; Hukuk davası açmak suretiyle mahkemeye verilen dilekçelerdeki iftira mahiyetindeki beyanlar iftira kapsamına girmiyor. Ceza mahkemelerinde açılmış bir kovuşturma şartı aranıyor. Dogru mudur ? Teyid ederseniz memnun olacagim. Tesekkur ederim. Saygilarimla Admin Site Yöneticisi Mesajlar 29604 Kayıt 22 Mar 2012 1208 Meslek Hukukçu İletişim Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Admin » 16 Oca 2017 2133 Doğrudur, iftira atmak isteyen kolluk makamlarına ya da savcılığa müracaat eder, hukuk davası açmayı tercih etmesi bir hakkı olduğunu iddia etmesi ve bunu ispata çalışmasıdır. İftira suçunun yasal unsurlarından olan "ihbar ve şikayette bulunarak" şartı gerçekleşmemiştir. İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir. sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir. Esina Site Üyesi Mesajlar 36 Kayıt 03 Oca 2016 1803 Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Esina » 16 Oca 2017 2259 Cok tesekkur ederim, sayin Admin Yöneticinin, kat malikleri kararı olmadan anneme açtığı bu davanın dava masrafları ve avukat vekalet ücretlerini apartmanın ortak giderlerinden ödemesi hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçuna girmez mi ? Bu konuyu savcılığa bildirdiğimiz halde hic bir inceleme yapilmadi. Şüphelinin ifadesi dahi alınmadi. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2003/9372 sayılı 2004/77237 Karar içtihadinda yöneticinin maliklerden topladığı paraları yerinde harcamamaması suç olarak görülüyor. Bu durumda yönetici bu davayı yetkisiz açmakla ve masrafları kat maliklerinden tahsil etmekle suç işlemiş olmuyor mu ? AYRICA, daha önce belirtigim gibi, bu davayı açma kararını kat malikleri olağanüstü genel kurulda benim üzerime almışlardı. Kararı alan 9 kat maliki ve toplantı tutanağı yönetici tarafından tüm kat maliklerine gönderildi. Tüm kat malikleri nezdindeki itibarım zedelendi. Bu nedenle, şüphelilerin fiili gıyapta hakarete girmez mi ? Anayasa Mahkemesi'nin 206/136 Esas tarih ve 2008/3 Karar kararı bu suçla ilgili. Cok fazla sordum, ozur dilerim. Bu konularda da yorumunuzu gonderirseniz memnun olacagim. Tesekkur ederim Saygilar Admin Site Yöneticisi Mesajlar 29604 Kayıt 22 Mar 2012 1208 Meslek Hukukçu İletişim Re Apartman yöneticisinin ceza sorumluluğu Mesaj gönderen Admin » 16 Oca 2017 2313 Yönetici size karşı apartman yönetimiyle ilgili bir dava açtıysa bu davanın yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ortak giderlerden karşılaması kadar doğal bir şey olamaz. Apartman yönetimiyle ilgili bir dava açıp giderleri cebinden karşılamasını beklemek doğru olmaz diye düşünüyorum. İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir. sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir. 0 Cevaplar 1220 Görüntüleme Son mesaj gönderen Admin 05 Kas 2021 0025 0 Cevaplar 1455 Görüntüleme Son mesaj gönderen Admin 05 Kas 2021 0041 0 Cevaplar 531 Görüntüleme Son mesaj gönderen bilmiyordu 19 Eki 2021 0952
Defter Tasdik Ettirmeyene Türk Ticaret Kanununun 562/1-c bendine göre 64 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca defterler için gerekli onayları yaptırmayanlara 2018 yılı için TL idari para cezası uygulanmaktadır. Hesap dönemi takvim yılı olanların, 2018 yılında kullanacakları tasdike tabi yasal defterlerini tarihine kadar tasdik ettirmeleri Usul Kanunu Kapsamında Tutulması Gereken Defterlere İlişkin Tasdika Tasdik Edilmesi Gereken DefterlerVergi Usul Kanunu’nun 220. maddesine göre;– Yevmiye ve envanter defterleri– İşletme defteri– İmalat ve istihsal vergisi defterleri– Nakliyat vergisi defteri– Yabancı nakliyat kurumlarının hâsılat defteri– Serbest meslek kazanç defteri Defter Beyan Sisteminden – İzin verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine kullanılacak olan defterler,tasdike Usul Kanunu defteri kebiri tutulması zorunlu defterlerden saymasına karşılık, bu defterin tasdikini zorunlu kılmamıştır. Bu nedenle defteri kebirin tasdik ettirilmemiş olmasının vergi hukukunda herhangi bir yaptırımı yoktur. Böyle olmakla birlikte, defteri kebir Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasdike tabi olup, bu işlemin yapılmasının idari para cezası yanında, olabilecek uyuşmazlıklarda sahibi lehine delil olma niteliği açısından önemi Tasdik SüresiTasdik zamanı Vergi Usul Kanunu’nun 221. maddesinde belirlenmiş olup, defterlerin aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirilmesi gerekmektedir–Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda– Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda– Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde– Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya başka nedenlerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan açıklamalar çerçevesinde, hesap dönemi takvim yılı olanların, 2018 yılında kullanacakları tasdike tabi yasal defterlerini tarihine kadar tasdik ettirmeleri yandan, 2017 yılında kullanılan yasal defterlerini 2018 yılında da kullanmak isteyenlerin, Vergi Usul Kanunu’nun 222. maddesi hükmü gereğince, Ocak 2018 sonuna kadar tasdiki yeniletmeleri gerekir. Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Tutulması Gereken Defterlere İlişkin Tasdika Tutulması Gereken DefterlerTürk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesi ve Ticari Defterler İlişkin Tebliğe göre;– Gerçek veya tüzel kişi olup olmadığına bakılmaksızın her tacir yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebiri tutmakla yükümlüdür.– Sayılan defterler ek olarak;1 Şahıs şirketleri genel kurul toplantı ve müzakere defteri,2 Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, limited şirketler ise pay defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri,tutmak Tasdik Edilmesi Gereken Defterler ve Tasdik ZamanıTürk Ticaret Kanunu kapsamında tutulan defterlerin tamamı için onay zorunluluğu onay zamanı Türk Ticaret Kanunu ile Vergi Usul Kanunu’nda Ticaret Kanunu kapsamında tutulan defterlerden yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defteri ayrıca kapanış tasdikine tabidir. Bu defterlerden yevmiye defterinin, izleyen hesap döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin ise izleyen hesap döneminin birinci ayının sonuna kadar kapanış tasdiklerinin yapılması gerekmektedir. Defterlerin Tasdik Ettirilmemesinin SonuçlarıTasdik zorunluluğu olan yasal defterlerden herhangi birisinin;– Tasdik işleminin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmamış olması Vergi Usul Kanunu’nun 352/II-6. maddesi çerçevesinde ikinci derece usulsüzlük cezasını,– Tasdik işleminin yaptırılmamış olması yasal sürenin sonundan başlayarak bir ay geçtikten sonra tasdik ettirilen defterler de tasdik ettirilmemiş sayılmaktadır Vergi Usul Kanunu’nun 352/I-8. maddesi çerçevesinde birinci derece usulsüzlük cezasını, bu fiil aynı zamanda re’sen takdir nedeni de sayıldığından cezanın iki kat kesilmesini, yandan, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 34. maddesi hükmü, yüklenilen katma değer vergisinin indirimini, belgelerin yasal defterlere kaydedilmesi koşuluna açık düzenleme nedeniyle, yüklenilen katma değer vergisinin indirimi ancak mal ve hizmet alım belgelerinin yasal defterlere kaydedilmesi halinde mümkün bulunmakta, yasal defterlere kaydedilmeyen belgelerde yer alan katma değer vergisi ise indirim konusu ettirilmemiş defterlere kaydedilen faturalarda yer alan katma değer vergisinin, hesaplanan katma değer vergisinden indirilip indirilemeyeceğine ilişkin olumlu ve olumsuz özelge ve yargı kararları özelge ve yargı kararlarında, defterlerin tasdik ettirilmemesinin tek başına katma değer vergisi indirimini engellemeyeceği belirtilmekle birlikte, bazı Danıştay kararlarında;– Tasdik ettirilmemiş defterlere yapılan kayıtların hiç yapılmamış sayılacağı,– Bu defterlere kaydedilen faturalarda yer alan katma değer vergilerinin de indirim konusu yapılamayacağı,sonucuna çerçevede telafi edilemez vergisel sonuçlarla karşılaşmamak için, yasal defterlerin süresinde tasdik işleminin yaptırılmasına dikkat Ticaret Kanunu kapsamında tasdike tabi defterlerin tasdik işlemlerinin yaptırılmaması halinde, 2016 yılı için lira idari para cezası uygulanacaktır. Defter Tasdikinin Yaptırıl-mamasının SonuçlarıÖnceki bölümlerde açıklandığı üzere, yasal defterlerin tasdik işleminin zamanında yaptırılmaması, özel usulsüzlük cezası yanında yüklenilen katma değer vergisinin indiriminin yapılamaması ile özelge ve yargı kararları olmakla birlikte, yasal defterlerin tasdik işleminin zamanında yaptırılmamasını tespit eden vergi inceleme elemanlarının, usulsüzlük cezası yanında, vergi indirimini reddedip cezalı katma değer vergisi tarhiyatı istemeleri çerçevede yapılacak tarhiyata karşı açılacak davanın ne şekilde sonuçlanacağı kesin olmayıp, kaybedilmesi riski ise alınabilecek bir risk değildir. Kaldı ki dava kazanılsa dahi, dava süreci ve maliyeti, yasal yükümlülüğün yerine getirilmesinin maliyeti ile karşılaştırılabilir olarak, katlanılamayacak maliyetlerle karşılaşmamak için, yasal defterlerin zamanında tasdik ettirilmesi konusunda dikkatli olunmasında yarar bulunmaktadır. Muhasebeci Defter Bilgi Girişi tarihinde yayımlanan 406 sıra Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeyle, Noterler tarafından onaylanacak defterlerin, tarihinden itibaren elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirilmesi zorunluluğu kapsamda Noterler Birliğince, onaylanacak defterlerin muhasebeciler tarafından, TNBOnline sitesi aracılığı ile önceden elektronik ortamda girilmesi ve uygulama tarafından verilen defter liste numarası ile Noterliklere gidilmesi şeklinde bir uygulama uygulamayla bir taraftan defterleri onaylayan noterlerin 406 sıra Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeyle getirilen bildirim yükümlülüklerini daha kolay ve doğru olarak yapmasına olanak sağlanmak istenmiş, bir taraftan da defter onaylama işlemlerinin hatasız, hızlı ve eksiksiz olması Defter Bilgi Girişi Uygulamasının ayrıntıları, Türkiye Noterler Birliğince yayımlanan “Muhasebeci Defter Bilgi Girişi Uygulaması Kullanım Kılavuzu”nda ayrıntılı olarak yapılan açıklamaya göre, defter onay listelerinin muhasebeciler tarafından bilgisayar ortamında oluşturulabilmesi için;– Muhasebeciler bir kereye mahsus Noterliklerden “Şifre” alacaklar,– Almış oldukları “Şifre” ile TNBOnline internet sayfasında Muhasebeci Defter Bilgi Girişi’ ekranından sisteme giriş yapacaklar,– Bu bölümde defter listelerini hazırlayabilecek, meşruhat ve liste dökümlerini alabilecekler,– Hazırlamış oldukları defter listelerinin onaylanması için defter liste numaraları ile istedikleri Noterliklere giderek işlemlerini hızlı, eksiksiz tamamlayabilecekler,– Noterlik, muhasebeci tarafından kendisine getirilecek olan defter liste numarası ile makbuz kesimi İdaresince yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve Türkiye Noterler Birliğince yayımlanan Kılavuzda yer alan bilgilerden;– Muhasebeci defter bilgi girişi uygulamasının zorunlu olmadığı ancak onay işlemlerini kolaylaştıracağı ve hızlandıracağı,– Uygulamanın bağımlı çalışan muhasebeciler tarafından da yapılabileceği,anlaşılmaktadır. e-defter Uygulaması ve TasdikElektronik ortamda defter tutulmasına olanak sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliği tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Bu Tebliğde, defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin sağlaması gereken şartlar ve prosedürler belirlenmiştir. Şartları yerine getiren mükelleflerin, e-defter uygulamasından yararlanmaları ve yevmiye defteri ve defteri kebiri elektronik ortamda tutmaları defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine defterlerin tasdik işlemlerinin zamanında yaptırılmamasının telafi edilemez sonuçları
Error 522 Ray ID 7384b2286e59b778 • 2022-08-10 004342 UTC AmsterdamCloudflare Working Error What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 7384b2286e59b778 • Your IP • Performance & security by Cloudflare
Mehmet MAÇ Yeminli Mali Müşavir Vergi mükelleflerinin mali mevzuat konusundaki bilgi noksanlıkları ve ihmalleri vergisel riskler, hatta hapis cezası riski getirmektedir. Mali mevzuatın cezalar ile donatılmış olması ve tarhiyat riskleri, vergi mükellefleri için ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyet alanlarını adeta bir mayın tarlasına benzetmektedir. –Ticari defterlerin zamanında tasdik ettirilmemesi, –Yasal süresi içinde yazılmaması, –İstendiğinde vergi inceleme elemanlarına ibraz edilememesi, çok ağır mali sonuçlar doğurabilecek hatta defter ibraz edememe hali hapis cezası ile yargılanmaya sebebiyet verebilecek ihmal ve eksikliklerden bazılarıdır. Gerek bizim gerekse diğer yazarların ikazlarına rağmen yukarıdaki konularda ihmalde bulunulduğu görülmekte ve özellikle yevmiye defterinin geç yazılması durumuna sıklıkla rastlanmakta olduğu için bu konularda yeni bir hatırlatma ve bilgilendirmenin yarar sağlayabileceği düşünülerek bu yazımız hazırlanmıştır. Özetle ifade etmek gerekirse; Yasal Defterler Zamanında Tasdik Ettirilmelidir Yasal defterlerin zamanında tasdik ettirilmemesi, usulsüzlük cezasına, re''sen vergi tarhiyatına, KDV indirimlerinin reddine sebep olabileceği gibi, defterin tasdiksiz veya zamanında tasdik edilmemiş olması hali bu defterlerin sahibi lehine delil olabilme özelliğini de zedelemektedir. Zamanında tasdik, zamanında yazım ve ibraz açılarından YEVMİYE DEFTERİ diğer defterlere nazaran çok daha önemlidir. Örnek vermek gerekirse, zamanında tasdik edilmemiş yevmiye defterine kaydedilen KDV indirimleri geçersiz sayılarak ağır bir vergi tarhiyatı yapabilecek olmasına karşın, envanter defterinin tasdiksiz oluşu KDV indirim ve iade hakları açısından önem arz etmez. Yevmiye Defteri Yasal Süresi İçinde Yazılmalıdır Yasal defterlerin zamanında yazılmaması usulsüzlük cezası kesilmesine sebebiyet verebilir. Fakat yevmiye defterinin zamanında yazılmamasından kaynaklanabilecek KDV indirimi reddi çok daha ağır bir risktir. Bu ağır riskler nedeniyle muhasebe yetkililerinin yevmiye defterini yasal süreleri içinde yazdırmaları, mesela her bir ayın defter dökümünü, o aya ait KDV beyan süresi içinde yapmaları gerekir. Yasal Defterleri İbraz Edemez Duruma Düşmek Çok Vahim Sonuçlar Doğurabilir Yasal defterler zamanında tasdik ettirilse ve yazılsa dahi, yangın, su baskını gibi nedenlerle ziyan olması, çalınması veya herhangi bir nedenle arandığında bulunamaması sonucunda ibraz edilemezse, bunun çok ağır mali ve cezai sonuçları olabilir. Yasal defterlerin ve özellikle yevmiye defterinin ibraz edilememesi durumunda, usulsüzlük cezası, re''sen vergi tarhı ve daha önemlisi KDV indirimlerinin reddi şeklinde ciddi mali sıkıntılar doğabilir. Hatta defter ibraz etmeyen mükellef ibraz edememe gerekçesi ortaya koyamadığı takdirde, Vergi Usul Kanunu''nun 359/2''nci maddesindeki "GİZLEME SUÇU" işlemiş sayılarak savcılığa suç duyurusu yapılması sonucunda BİR YILDAN ÜÇ YILA KADAR HAPİS CEZASI istemi ile yargılanabilir. Bu ağır risklere maruz kalmamak için YASAL DEFTERLERE SAHİP ÇIKILMALIDIR. Bilgisayarda Oluşturulan Yevmiye Kayıtları Periyodik Olarak Arşivlenmelidir Mükellefler yevmiye kayıtlarını önce bilgisayar ortamında oluşturmaktadır. Dijital ortamdaki bu kayıtların yasal süreleri içinde zamanında tasdik ettirilmiş yevmiye defterine print edilmesi gerekir. Bilgisayarda oluşturulan kayıtların, yangın, bilgisayarın çalınması gibi nedenlerle kaybedilmesi riskine karşı bu dijital kayıtlar periyodik olarak CD veya disketlere yüklenmek suretiyle, emin ve farklı mahallerde arşivlenmelidir. Bu arşivleme mevcut bilgisayar kayıtlarının yedeğini teşkil etme fonksiyonu yanında,yevmiye defterinin kaybedilmesi riskine karşı tedbir niteliğindedir. Çünkü yevmiye defterini kaybederek ibraz edemez duruma düşen bir mükellef, bu defterde yazılı kayıtları dijital ortamda veya tasdiksiz yapraklara dökülmüş olarak inceleme elemanına veya mahkemeye ibraz edebildiği takdirde, uğrayacağı tarhiyatları veya cezaları kısmende olsa önleme şansını yakalamış olur. YEVMİYE DEFTERİNİN ZAMANINDA KAYDI VE İBRAZININ ÖNEMİNİ VURGULAYAN VE BU KONUDA DETAYLI AÇIKLAMALAR İÇEREN, 2007/99 SİRKÜLERİMİZ GÜNCELLENEREK AŞAĞIDA OKUYUCULARIN DİKKATLERİNE SUNULMUŞTUR. KDV İNDİRİMİ İÇİN, İNDİRİME DAYANAK TEŞKİL EDEN BELGELERİN YEVMİYE DEFTERLERİNE KAYDEDİLMESİ ve İBRAZI ZORUNLUDUR YEVMİYE DEFTERİ DÖKÜMÜ ALINMASININ ÖNEMİ 1. GENEL AÇIKLAMA 1996/70 ve 1999/78 sayılı Sirkülerlerimizde tasdikli yevmiye defterine kayıt yapılmaksızın KDV indirimi uygulanamayacağı, böyle bir durumun tespiti halinde İNDİRİLEN KDV LER REDDEDİLMEK SURETİYLE, ÇOK AĞIR SONUÇLAR VEREBİLECEK TARHİYATLARLA KARŞILAŞILABİLECEĞİ hatırlatılmıştı. Mükelleflerin, KDV beyannamesinde indirim olarak gösterdikleri KDV yüklenimlerinin, sağlıklı faturalara, perakende satış belgelerine ve sair yasal belgelere dayanmış olması esastır KDVK Md. 29. Ancak Kanun Koyucu, KDV indirimine dayanak teşkil eden belgelerin mevcudiyeti ile yetinmemiş, KDV indirimi yapılabilmesi için bu belgelerin yasal defterlere kaydedilmiş olmasını da şart koşmuştur. Bu şart KDV Kanunu''nun 34 üncü maddesinde şöyle ifade edilmektedir. "Yurt içinde sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait Katma Değer Vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir." Vesikaların kanuni defterlere yasal süreler içinde kaydedilmesi, Vergi Usul Kanunu ile Md. 219 emredilmiş olmasına rağmen çoğu mükellef kayıt işlemini geciktirmekte idi. Bu eğilim KDV Kanunu''nun yürürlüğe girmesinden sonra da sürdürülmüş olup bir çok mükellef kayıtta gecikme nedeniyle, usulsüzlük cezası yanında, KDV indiriminin reddedilmesi suretiyle cezalı KDV tarhiyatına uğramışlardır. Yasal defterlere işlenmemiş katma değer vergilerinin indirilmesinden kaynaklanan sorunlar ile Maliye İdaresinin ve Danıştayın konu hakkındaki tutumuna ilişkin olarak tekrar bilgi vermemizin yararlı olabileceği düşünülmüştür. 2. İNDİRİME DAYANAK TEŞKİL EDEN BELGELERİN YASAL DEFTERLERE KAYDEDİLMESİ KDV Kanunu''nun 34''üncü maddesinde vücut bulan ve 29''uncu maddenin 3''üncü fıkrasında bir kez daha vurgulanan bu şekil şartı uyarınca, mal ve hizmet alımı suretiyle yüklenilen ve yasal belgelerle tevsik edilen KDV, bu belgelerin yasal defterlere kaydedildiği dönemin KDV beyannamesinde indirime konu edilebilmektedir. KDV indirimine dayanak teşkil eden belgelerin, ilgili KDV beyan dönemi sonuna kadar yasal defterlere işlenmemiş olması, bir usul şekil eksikliğidir. Ancak Kanun Koyucu, belki de sırf mükellefleri kayıt nizamı açısından disipline etmek amacıyla, vergi indiriminin esasını etkilemeyecek bu hususu, kanun hükmünde indirimin asli şartlarından biri saymıştır. Maliye İdaresinin Görüşü Kanunda öngörülen bu şekli zorunluluk Mali İdare tarafından da sıkı sıkıya benimsenmiştir. İdare, muhtelif defalar belirttiği görüşlerinde, bu şekli zorunluluğun, KDV indirimine esas teşkil eden bir asli şart olduğunu, kati bir şekilde vurgulamaktadır. Mesela Maliye Bakanlığı''nın 1991/9 sıra nolu KDV İç Genelgesinde şu ifadelere yer verilmiştir. "Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda belirtilen 29 ve 34. maddeleri ile indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı aşılmamak koşuluyla ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, deftere kaydedilmeyen alış faturalarında kayıtlı katma değer vergisinin indiriminin, kesinlikle mümkün olamayacağı açıktır. Yüklenilen vergi, faturada ayrıca gösterilmiş olmasının yanında, ancak kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir. Bu yöndeki Danıştay kararları da müstakar hal almıştır. Bu nedenle mükelleflerin kanuni defterlerine kaydetmedikleri katma değer vergisini, belgenin ait olduğu dönem beyannamesinde indirim konusu yaptıklarının tespit edilmesi halinde, söz konusu indirimlerin reddedilmesi gerekmektedir. Bu şekilde, kabul edilmeyen indirimlerin beyannamenin indirilecek katma değer vergisine ait bölümünden çıkarılmasından sonra, yapılacak hesaplama sonucu mükellefçe ödenmesi gereken bir verginin çıkması halinde, bu miktarın Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre cezalı olarak isteneceği tabiidir." Danıştayın Görüşü İdarenin, defterlere kaydedilmeden ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu yapılan vergilerin, indiriminin yasaya uygun şekilde yapılmadığı ve bu nedenle eksik hesaplanan verginin cezalı olarak tahsiline yönelik görüş ve uygulaması çoğu kere vergi yargısına intikal etmiştir. Yargıya intikal eden olaylarda Danıştayın bu konuda farklı görüşlerle kararlar verdiği görülmektedir. Danıştay bazı kararlarında, indirime dayanak teşkil eden belgelerin yasal defterlere geç kaydedilmesinin yalnızca bir usul eksikliği olduğu, görüşünü benimsemiştir . Bir kısım Danıştay kararlarında ise, Maliye İdaresinin anlayışına paralel olarak, yasal defterlere kaydedilmemiş belgelere dayalı KDV indiriminin mümkün olmadığı görüşü benimsenmiştir . Vermiş olduğu kararlara yansıttığı bu iki farklı görüşü nedeniyle Danıştay''ın, uyuşmazlıklarda ne yönde karar vereceğini kestirmek mümkün olmamaktadır. Ancak, herhangi bir Danıştay Dairesi kararından daha fazla anlam ifade eden Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından bu konuyla ilgili alınan tarih ve E1994/282 K1995/161 sayılı kararda şu ifadeler yer almaktadır "Yasa''nın, 29 ve 34''üncü maddelerinin değinilen kuralları karşısında, yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için 34''üncü maddenin 2 işaretli fıkrası ile tanınan tespit yetkisi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından yapılan yönetsel düzenlemenin kapsadığı durumlar dışında indirime konu verginin fatura ve benzeri belgelerde hem ayrıca gösterilmesi ve hem de alış belgelerinin yasal defterlere kaydedilmiş olmasının zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Alış faturası ve benzeri belgelerin yasal defterlere kaydedilmiş olması koşulu ; kaydı zorunlu belgelerin, yükümlülerin tutulması zorunlu defterlerine kayıt düzenine uyularak yazılmış olmasını ifade etmektedir. Dâvacının bilânço esasına göre defter tuttuğu tartışmasızdır. Uyuşmazlığa yol açan tartışma ise, onaylanmış yevmiye defterine arama gününe değin hiç işlem kaydedilmemiş olmasıdır. Her ne kadar gününde yürürlüğe giren 3239 sayılı Yasa''nın 16''ncı maddesi ile değişen Vergi Usul Kanunu''nun 183''üncü maddesinin ikinci fıkrasında, dileyen yükümlülerin hareketli yapraklı yevmiye defteri tutmalarına olanak tanınmış ve bu değişikliğe ilişkin gerekçede, modern vergiciliğin gereği olarak yükümlülerin otomasyon uygulamasına özendirilmesinin amaçlandığı belirtilmişse de, otomasyon uygulayan işletmelerde bilgisayarla işlem yürütülmesi, alış belgelerinin yevmiye defterine kaydı yönündeki zorunluluğu kaldırıcı nitelik taşımamaktadır. Öte yandan, bilgisayarla tutulan muhasebe fişlerinin Katma Değer Vergisi Kanunu''nun 54''üncü maddesinde öngörülen ve defter kayıtlarının kapsadığı asgarî koşulları taşıması da söz konusu olmadığından,alış belgelerinin bilgisayarla tutulan muhasebe fişlerine geçirilmesi, yüklenilen verginin indirimine yeterli görülmemiştir. [MEHAZ Maliye Postası Dergisi Sayı 384 1 Eylül 1996] Bu karar ışığında, yasal defterlere kaydedilmeksizin yapılan KDV indiriminin yasaya uygun olmadığının Danıştay tarafından da kabul göreceği ihtimalinin yüksek olduğu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, yasal defterlere kaydedilmemiş KDV yüklenimlerinin indirilmesi, cezalı tarhiyata uğrama riski getirmekte olup, böyle bir tarhiyata karşı açılacak davanın mükellef aleyhine sonuçlanması ihtimali de göz ardı edilemeyecek kadar yüksektir. KDV İndirimi İçin Belgelerin Kaydedilmesi Zorunlu Olan Defter Yevmiye Defteridir KDV indirimine dayanak teşkil eden belgelerin yasal defterlere kaydedilmesi şartında önem arzeden bir husus da kanunda kastedilen yasal defterlerin hangi defterler olduğudur? Bilindiği gibi bilanço esasına tabi mükellefler VUK''nun 182''nci maddesi uyarınca yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri tutmakla yükümlüdürler. Mükelleflerin KDV indiriminden yararlanabilmesi için tüm bu defterleri işlemiş olmaları gerekmekte midir? Kanundaki ifade "... ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla... " vesikaların dolayısıyla vesikaların içerdiği bilgilerin defterlere kaydı sözkonusudur. Vesikalar muhasebesel anlamda mal yahut hizmet bedeli ve KDV içermektedir. Yine Kanunun kayıt düzeni başlıklı 54''üncü maddesinde katma değer vergisi mükelleflerinin tutulması mecburi defter kayıtlarını bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkan verecek biçimde düzenlemeleri gerektiği, bunun için vergi konusu işlemlerin mahiyeti, vergisiz tutarları, hesaplanan vergi, indirilebilir vergi miktarlarının açıkça gösterilmesinin şart olduğu belirtilmektedir. Bu hükümler ışığında, sadece yevmiye defterinin kaydedilmiş olmasının KDV indirimi bakımından yeterli olacağı ortaya çıkmaktadır. Çünkü - Yevmiye defterinin işlenmesi ile 54 üncü maddedeki tüm gerekler yerine getirilmiş olmaktadır. - Defteri kebir de bir yasal defter türü olmakla ve KDV hesaplarını içermekle beraber bu defter yevmiye kayıtlarının tasnifli şekilde tekrarı için tutulmakta ve tali nitelik taşımaktadır. Nitekim bu defter vergi usulü açısından tasdike tabi değildir. Dolayısıyla yevmiye defteri dışındaki defterlerin yasal süresi içinde yazılmamış olması sadece usulsüzlük cezasını gerektirir ve KDV indirimini engellemez. 3. YASAL DEFTER YAZIMINA VE İBRAZINA İLİŞKİN ÖZELLİKLER Önceki bölümlerde KDV indirimi için öngörülen şekli zorunluluk üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ise, bu zorunluluğa ilişkin bazı tesbitler ortaya koyulmaya çalışılacaktır. İşlemlerin Yasal Defterlere Kaydedilmesi İçin Öngörülen Süre VUK''nun 219''uncu maddesi şöyledir Kayıt Zamanı Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki a Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir. b Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanato ve bordro gibi yetkili amirlerinin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez. c Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defteri ile serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir. Vergi usulü açısından kayıt süreleri böyle olmakla beraber, KDV açısından, belli bir aya ait kayıtların o ay ile ilgili KDV beyan süresi dolmadan önce yevmiye defterine yazılmış olması bir anlatımla, KDV Kanunu''ndaki bu hüküm her bir ayın defter kayıt süresini, izleyen ayın ilk 24 gününe hapsetmektedir.KDV Kanunu''nun 41''inci maddesi Mükellefler Neden Muamelelerini Yasal Defterlere Zamanında Kaydetmiyorlar Yukarıda da belirtiğimiz üzere mükelleflerin KDV indirimine dayanak teşkil eden belgelerini yasal süresi içerisinde defterlerine kaydetmemeleri VUK açısından, birinci derece usulsüzlük cezasıyla VUK Md. 352/I-6 geçiştirilebilmekte, ancak KDV açısından, indirilen KDV''nin reddi gibi çok vahim sonuçlara neden olabilmektedir. Peki tüm bu sonuçlar ortadayken bazı mükellefler özellikle mükelleflerin muhasebesini tutmakla yükümlü olan yetkililer neden muamelelerin defterlere kaydını yasal süreleri içerisinde yapmıyorlar? Bu sebeplerden birkaçını bize göre şöyle sıralamak mümkündür. - İşletme sahip ve yöneticilerinin muhasebeye gereken önemi vermemeleri, - Muhasebe kadrolarının sayı olarak ve/veya tecrübe itibariyle yetersiz olması, - Ücret düşüklüğü, yoğunluk gibi nedenlerle bu kadroların sık sık değişmesi ve isteksiz çalışması, - Bu kadroların muhasebe dışı görevlerle meşgul edilmesi, gibi nedenlerle defter yazımının ihmale uğraması sık karşılaşılan nedenlerdendir. Günümüzde artık pek çok işletme muhasebesini bilgisayar ortamında tutmakta, defterlerde printerle yazdırılmaktadır. Bu işlemin yarattığı külfet, takip edecek eleman yetersizliği, printerin çok yavaş çalışması gibi nedenler defterlerin uzun dönem aralıklarıyla yılda birkaç kez veya yıl sonunda bir defada yazdırılmasına sebep olabilmektedir. Eğer mükellef böyle bir sebeple defterlerini yazdırmayı aksatıyorsa, yukarıda belirttiğimiz üzere, bir incelemede, defterlere kaydedilmeden indirilen KDV'' nin reddedilmesi gibi çok vahim sonuçlarla karşılaşabileceğini aklından çıkartmayarak,bu işlem için mutlaka zaman yaratmalıdır. Bu konudaki tavsiyemiz muhasebe fişlerinin 10 gün içerisinde düzenlenip imzalanması, yasal defterlerin de aylık periyotlarla ve müteakip ayın 24''ünden önce yazdırılmasıdır. Bu sebeplerden belki de en önemlisi, işletmenin muhasebe sorumlularının veya diğer yetkililerin defter yazdırmaktan çekinmeleridir. Bu çekinme iki farklı durumdan doğmaktadır. - İşletmenin iyi niyetli muhasebe sorumlusu gerçekleşen muamelelerin yasal defterlere kaydını, Ya hatalı bir işlem yaparsam ? Ya ileride bir işlemi değiştirmek zorunda kalırsam gibi düşüncelerle erteleyebilmektedir. - İşletmede gerçekten bazı vergisel planlamalar yapılmakta veya vergi kaçırılmaktadır. Dolayısıyla işlemler bu çerçevede programlanıp defterlere intikal ettirilmektedir. Bu durum, defterlerin uzun dönemlerde, belki de dönem sonlarında bir kez, yazdırılmasına yol açmaktadır. Defter yazımındaki gecikmenin nedeni vergi kaçırma amaçlı planlamalar olmasa bile, böyle bir gecikmenin tespit edilmesi inceleme elemanının firma hakkında olumsuz önyargıya kapılmasına yol açabilir. Eğer iyi niyetli mükellef ve muhasebe sorumlusu yalnızca ileride doğabilecek düzeltmeler ya da hatalı işlem yapmak gibi çekincelerle defterlerini yazdırmıyorlarsa, - Yasal defterlere işlenmeyen belgelere dayalı olarak indirdikleri KDV''nin reddi ve ziyaa uğratılan verginin cezalı tarhiyatı gibi ağır müeyyidelere maruz kalacaklarını tekrar vurgulayarak- şu hususları hatırlatmakta fayda görüyoruz. Hatalı kayıtların ilgili dönem içerisinde tespit edilmesi halinde VUK''nun 217. maddesi hükmü uyarınca gerekli tashih kayıtları yapılarak düzeltilmesi mümkündür. Hata, gerekli işlemler, beyan ve bildirimler KDV beyannamesi, muhtasar beyannamesi gibi yapıldıktan sonra mükellef tarafından belirlenirse, bu durumda muhasebe kayıtlarının düzeltilmesi yanında bildirim ve beyanların da düzeltilmesi gerekir. Bu düzeltme de VUK''nun 371. maddesi kapsamındaki pişmanlık hükümlerine uygun yapılırsa mükellefe iyiniyet kuralları çerçevesinde herhangi bir vergi ziyaı cezası kesilmeyecek, yalnızca eksik beyan ettiği vergi, pişmanlık zammı ile birlikte tahsil edilecektir. Kaldı ki yapılan hataların yaptırımlara konu olabilmesi genellikle bildirim ve beyanlardan sonra gündeme gelebilecektir. Vergi denetim elemanlarının da genellikle beyan ve bildirim yapılmadan önce tespit ettikleri hatalar konusunda, bunların düzeltilmesini önermek ve gerekiyorsa bazı usulsüzlük cezaları uygulamak dışında yapabilecekleri bir işlem yoktur. Yevmiye Defteri Yapraklarının Tasdiksiz Arka Yüzlerine Yapılan Kayıtların Geçerli Olup Olmadığı Tartışmalıdır Bilindiği üzere noterler printerde yazdırılmak üzere tasdik ettikleri defter yapraklarının önyüzlerini numaralandırmakta ve onaylamaktadırlar. Bu şekilde tasdik edilen defter yıl içinde bittiğinde yılın geri kalan kısmına ait kayıtların bu yaprakların arka yüzlerine yapılmasının yasal açıdan geçerli olup olmadığı tartışma konusu olmaktadır. Bu konuda bizim önerimiz, sorun yaşamamak için, tasdiksiz arka yüzlere kayıt yapılmasından kaçınılmasıdır. Bunu sağlayabilmek için de, dönem içinde defter kayıtlarının düzenli olarak bastırılarak, kalan sayfa adedinin takip edilmesi, yetmediği noktada yeni sayfaların tasdik ettirilmesi gereklidir. Bu, KDV indiriminin yanı sıra, yasal defterlerin olası uyuşmazlıklarında delil olarak kullanılabilmesini de sağlamış olacaktır. Esasen, yasal defterlerin onaylı olmayan arka sayfalarına yapılan kayıtlar, bize göre geçersiz kayıtlar olduğu cihetle KDV indirimi açısından kabul edilmez. Nitekim Danıştay''ın Dan. 7. Daire – E2001/4619, K2002/167 müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılan kayıtların kanuni defterlere yapılmış kayıt olarak kabul edilmeyeceğine ve KDV indirimi yapılamayacağına dair kararı mevcuttur. Ne var ki Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu bu gibi durumlarda KDV indiriminin reddi için tasdikli olan diğer yasal defterlerle karşılaştırmalı bir inceleme yapılmasının gerekli olduğu ve bu yapılmadan indirimin reddedilemeyeceğine dair karar vermiştir. Defterlerin İbrazında Süre Vergi incelemesi yetkisine haiz memurlar, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla mükellef nezdinde vergi incelemesi yapabilirler. Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelce haber verilmesi mecburi değildir VUK İncelemeye yetkili memurlar her an mükellefin iş yerine giderek ne konuda inceleme yapacaklarını açıkça belirtip, inceleme yapabilirler. Vergi incelemesi esas olarak mükellefin işyerinde yapılır. İşyerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zorunlu sebeplerle veya mükellefin talebi halinde inceleme, inceleme elemanının bürosunda yapılır VUK Vergi incelemesinin gerek işyerinde yapıldığı gerek se vergi dairesinde yapıldığı durumlarda incelemeyi gerçekleştiren memurlar, mükelleften yasal defter ve belgelerinin ibrazını isteyeceklerdir. Bu durumda mükellefin defter ve belgelerini inceleme için ibraz etmesi mecburidir VUK İnceleme elemanı tarafından istenen defterlerin ibraz edilmemesi VUK''nun 30''uncu maddesi uyarınca verginin re''sen taktir ve tarh edilmesine sebep olabileceği gibi, müteakip maddeler hükmü gereği de kaçakçılık gibi çok ağır müeyyidelere neden olabilecektir. Ancak burada konumuzu da ilgilendiren temel nokta şudur Defter ve belgeler istenildiği anda hemen mi ibraz edilecektir? Defter ve belgelerin ibrazı için mükellefin süre isteme hakkı yok mudur? İnceleme elemanları defter ve belgelerin ibrazı için mükellefe süre vermek zorunda mıdırlar? Türk Vergi Hukukunda mükellef ve vergi sorumlularına vergileme ile ilgili görevlerini yerine getirmeleri için ilgili kanunlarda veya Vergi Usul Kanunu''nda süreler tanınmıştır. Bu düzenlemeler yanında VUK''nun 14''üncü maddesinde de genel olarak İdareye, vergilemeye yönelik ilgili kanunlarda açıkça belirtilmemiş süreleri, belirleme yetkisi verilmiştir. Maddede şu ifadeler yer almaktadır. "Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir. Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve tebliğ eder." Mükellef veya vergi sorumlularına çeşitli ödevler yükleyen kanun koyucu bu ödevlerin yerine getirilmesi için de belli süreler tanımış, herhangi bir nedenle süreye bağlamadığı durumlarda da İdareye süre belirleme yetkisi vermiştir. Ancak mükellefleri mağdur etmemek için İdarenin belirleyeceği sürenin 15 günden az olamayacağını hükme bağlamıştır. Yüklemiş olduğu her ödevde, mükellefleri mağdur etmemek için belli bir süreyi de öngören Kanun Koyucunun, defter ve belgelerin ibrazı ödevi için de belli bir süre tanıması doğaldır. Ancak bu süre Kanunda açıkça belirtilmediğinden VUK''nun 14''üncü maddesi gereği ilgili idare tarafından belirlenip mükellefe tebliğ edilmelidir. Zaten, bu ödevin ifa edilmesi için belli bir süre tanınması gerekliliği ve bu süreyi belirlemede, ibrazı isteyen makamın yükümlü olduğu aynı kanun''un 139''uncu maddesinde yer alan şu ifadelerle açıkça belirtilmiştir. "İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar." Nitekim Danıştay da defter ve belgelerin ibrazı mükellefiyetinin yerine getirilmesi için mükelleflere, 15 günden az olmamak üzere süre tanınmasının zorunlu olduğunu, vermiş olduğu kararlarda açıkça ortaya koymuştur. Danıştay 9. Dairesi," ... defter ve belgelerin ibrazı için Kanun''da açıkça bir süre yazılı bulunmadığından 15 günden aşağı olmamak üzere bir süre tanınmasının gerektiği, olayda ise, ödevlinin iş yerinin müsait olup olmadığı araştırılmadan üç gün süre verilmesi ve bu sürenin sonunda mazeretsiz defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmasında isabet bulunmadığı ..." yönündeki vergi mahkemesi kararını onaylamıştır. tarih, E1992/5672, K1993/5499 nolu karar Yine Danıştay 11. Dairesi konuyla ilgili vermiş olduğu bir kararında özetle, defter ve belgelerin vergi incelemesi için şifahi olarak istenemeyeceğine ve ibraz için mükelleflere 15 günden az olmamak üzere yazılı süre verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. tarih ve E1996/381, K1997/1042 nolu karar MEHAZ Yaklaşım Dergisi Sayı 56 Ağustos 1997 Bu açıklamalar ışığında, defter ve belgelerin ibrazı mükellefiyetinin belli bir süreyi gerektirdiği, ancak Kanunda açıkça belirtilmediğinden Kanunun 14''üncü maddesi uyarınca 15 günden az olmamak üzere, bir sürenin ibrazı isteyen makam tarafından belirlenmesi gerektiği söylenebilir. Dolayısıyla bir vergi incelemesi durumunda denetim elemanı, defter ve belgelerinin ibrazını istediği mükellefe, bu ödevin yerine getirilmesi için de 15 günden az olmamak üzere süre tanımalıdır. Yani mükelleflerin ibrazı istenen defter ve belgelerini, ibraz etmek için süre isteme hakkı vardır. 4. YEVMİYE DEFTERİNİN İBRAZ EDİLMEMESİ, KDV İNDİRİMLERİNİN REDDEDİLMESİ YANINDA TAKDİRE SEVK VE HAPİS CEZASI İSTEMİ İLE YARGILANMA GİBİ AĞIR SONUÇLAR DOĞURABİLİR Yasal defterlerin ve özellikle yevmiye defterlerinin süresi içinde tasdik ettirilmesi, defter kayıtlarının yapılması yanında, bu defterlerin istenildiğinde ibraz edilmesi de çok önemlidir. Bu nedenle YASAL DEFTERLERE ÇOK İYİ SAHİP ÇIKILMALIDIR. Yasal defterlerin, su baskınına uğrama, yanma, çalınma gibi nedenlerle veya sair sebeplerden ibraz edilmemesi halinde; - Tüm KDV indirimleri reddedilmek suretiyle tarhiyat yapılabilir. - Hasılat, maliyet ve gider kayıtları ibraz edilememiş olacağı için kurumlar vergisi açısından takdire sevk işlemi yapılır. VUK Md30/3 - Mevcudiyeti noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defterlerin inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi "gizleme" demektir ve gizleme suçu, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirmektedir. VUK Görüldüğü gibi, resmi defterlerin ve özellikle yevmiye defterinin yasal süresi içinde tasdik ettirilmesi yine yasal süreler içinde yazılması ve istenildiğinde ibraz edilmesi hayati önem taşıyan konular olup, her mükellefin yasal defterlerine sahip çıkması ve bunları ibraz edemiyor duruma düşmekten kaçınması gerekmektedir. 5. SONUÇ KDV''nin yüklenildiğini tevsik eden sağlıklı defter belgeler indirimin dayanağıdır. Bu belgelerin yasal defterlere kaydedilip kaydedilmemesi indirim mekanizmasının esasını etkilemeyecek bir usul meselesidir. Kanun Koyucunun bir usul meselesini vergi indirim hakkının esas unsuru olarak düzenlemesi yanlıştır ve vergileme prensiplerine aykırıdır. Kanun Koyucu mükellefleri disiplin altına almak istiyorsa, usulsüzlük cezalarını artırmalıdır. Ancak her ne kadar haklı ve adilane olmasa da, mevcut şeklini koruduğu sürece Kanun hükmünün yaptırım gücü, yukarıdaki bölümlerde bahsettiğimiz üzere çok vahim sonuçlara neden olabileceğinden, mükelleflere, ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu yaptıkları vergilere dayanak teşkil eden belgelerin, yasal defterlerine, KDV beyan süresi içerisinde mutlaka kaydedilmesi konusunda titiz davranmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bununla birlikte bir vergi incelemesi sırasında, mükelleften defter ve belgelerinin ibrazını isteyen inceleme elemanının, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için belli bir süre tanıması gerektiği ve mükellefin ibraz için 15 günden az olmamak üzere süre isteme hakkı olduğu da unutulmamalı, ancak bu süreye güvenerek yevmiye defteri yazma konusu ihmal edilmemelidir. Yasal defterlerin ve özellikle yevmiye defterinin zamanında yazılmış olmasının yanısıra, zamanında tasdik ettirilmiş olması ve istendiğinde ibraz edilebilmesi de önem taşımakta, bu konulardaki eksiklikler mükellefleri ağır mali risklere hatta hapis cezası riskine maruz bırakmaktadır. Bu nedenlerle yasal defterler zamanında tasdik ettirilmeli, süresi içinde yazılmalı dijital ortamda yedeklenmeli, defterler fatura ve benzeri mali belgeler çok iyi muhafaza edilmelidir.
Apartman yönetimi defter tutmama cezası var mı?Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında apartman yöneticisinin yerine getirmek ile yükümlü olduğu sorumluluklarına ve bu sorumlulukların yerine getirilmemesi durumunda yöneticiye verilecek cezalar göre, Yönetici, kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, 32 nci maddede sözü geçen deftere tarih sırası ile yazmaya ve bu defteri ve giderlerin belgeleriyle diğer bütün belgeleri bir dosyada saklamaya mecbur zorunluluğunu yerine getirmeyen yöneticilere kanunun 33. maddesinde belirtilen idari para cezası yönetimi defter tutmama cezası nedir?Madde 33 – Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki...
apartman karar defteri tasdik ettirmemenin cezasi