🎫 Türkçe Olmayan Kelimeler Ve Nedenleri
prbNXB3. Eski Türkçe kelimeler, genellikle kulağa hoş gelen konuşmaların dikkat çeken noktalarıdır aslında. Dil veya lisan; insanların duygu ve düşüncelerini anlatabildikleri, birbirleri arasında anlaşabilmelerini sağlayan bir araçtır. Her dilin, kendi içerisinde bir düzeni ve kuralları bulunur. Bir kelimenin ise aynı dil içerisindeki anlamı sabittir. Ancak bazı kelimeler vardır ki ilk duyduğumuzda ne anlam ifade ettiğini hemen algılayamayız. Bunlar çoğunlukla başka dillerden geçmiş veya aynı dilin farklı kökenlerinden türetilmiştir. Bu makalemizde dilimize, özellikle Arapça ve Farsçadan geçmiş olan, kulağa hoş gelen eski Türkçe kelimeler ve anlamları üzerine güzel bilgiler vereceğiz. Günümüzde genellikle büyüklerimizden duyduğumuz; safderun, munis, vaveyla, payidar, feveran gibi daha birçok kelimenin anlamını ve etimolojisini sizler için bir araya getirdik. değerli okuyucuları için hazırladığımız bu yazıda, eski Türkçe kelimeler ve anlamları daha iyi kavranması için örnek cümleler ile birlikte verilmiştir. 1 Müteşekkir Dilimize Arapçadan geçmiş olan müteşekkir kelimesi, teşekkür kelimesinden türetilmiştir. Şükran, memnuniyet ve minnet anlamları içerir. Müteşekkir kelimesinde karşılıksız yapılan bir iyilik için duyulan minnettarlık ifade edilir. Kelimeyi şöyle bir cümle içinde kullanarak daha iyi anlamaya çalışalım; “İş bulmam konusunda bana yardım ettiğiniz için, size öyle müteşekkirim ki anlatamam.” 2 Namütenahi Sıfat özelliğinde olan kelimemiz Farsça “na”, Arapça “mütenahi” köklerinden türetilmiştir. Anlam olarak, sonsuz, ucu bucağı ve nihayeti olmayan demektir. Aslında Arapça olan mütenahi sonlu anlamına gelir. Başına gelen -na eki ile bu kelime olumsuzlaştırılmış yani sonu olmayan anlamı kazandırılmıştır. Sevgili Sait Faik Abasıyanık namütenahi kelimesini bir dizesinde şu şekilde kullanmıştır. “Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu.” İlginizi Çekebilir Yeni Bir Dil Öğrenmenin En Eğlenceli Yolları 3 Zevahir Yine Arapça kökenli bir kelime var sırada. Zahir kelimesinden türetilen zevahir, dış görünüm anlamına gelir. Bir kişinin veya bir eşyanın dışarıdan görünen dış yüzü demektir. Günümüzde ise sıklıkla “zevahiri kurtarmak” şeklinde kullanılır. Yani bir kişinin karizmasını düzeltmesi veya yapılan bir işte alelacele durumu toparlamak olarak kullanılır. Kelimemiz, ses sanatçısı Seden Gürel’in yıllar önce söylediği bir şarkıda şu şekilde geçiyor; “Çalkala hadi adamım Devrine, durumuna göre çalkala Hadi kitabına uyduralım Hadi aleme karşı zevahiri topla” 4 Ehvenişer Arapça kökenli olan kelime, kötülerin arasında daha iyisi anlamı içerir. Günümüzde bu kelimeyi kötünün iyisi ifadesiyle kullanırız. Kötü şeyler arasında seçim yapıldığında, daha az kötü olanlar için ehvenişer kelimesi kullanılır. Yani iki kötü arasında daha hafif olanıdır. Bu kelimeyi ilk kez, Türkiye’nin ilk kadın romancılarından biri olan Halide Edip Adıvar, Birinci Dünya Savaşı sonlarında şu cümle içerisinde kullanmıştır “Bütün eski ve yeni Türkiye hudutlarına şamil olmak üzere, muvakkat geçici bir Amerikan mandasını ehven-i şer olarak görüyoruz.” Tavsiye Ederiz Dünyada Yok Olmak Üzere Olan 10 Dil 5 Zeyrek Uyanık, akıllı, güçlü hafızalı, anlayışlı ve zeki anlamına gelen zeyrek kelimesi dilimize Farsçadan geçmiştir. Halk arasında işinin ehli, eli uz ve usta gibi anlamlarda kullanılan zeyrek kelimesi bir de keten tohumu anlamında kullanılır. Erkek ismi olarak da kullanılan zeyrek kelimesini bir cümle içinde kullanarak anlamı kuvvetlendirelim. “Sınıftaki esmer, uzun boylu çocuk her soruya verdiği kusursuz cevaplarla ne kadar zeyrek biri olduğunu gösteriyor.” 6 Meyus Üzgün, ümitsiz, karamsar ve kederli gibi anlamları olan kelimenin kökeni Arapçaya aittir. Ümitsizlik anlamındaki “yeis” kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Daha çok olaylar karşısında düşülen bıkkınlık, yorgunluk hali ve karamsarlığı ifade eder. Meyus kelimesini şöyle bir cümle içinde kullanacak olursak; “KPSS’de aldığı puanla bu yıl da atanamayınca, yeni dönem için yazıldığı dershaneye meyus bir şekilde gitti.” İlginizi Çekebilir Tarihin Gizemine Işık Tutan Dünyanın En Eski Dilleri 7 Girift Farsça kökenli olan kelimemiz genel olarak karışık anlamına gelir. Eş anlamlısı girişik olan girift kelimesi; iç içe girmiş, karmaşık, birbirine dolaşmış ve çapraşık gibi anlamlar içerir. Farsçadan gelen kelime aynı zamanda neye benzeyen, üflemeli bir çalgı türü için de kullanılır. Bu müzik aletini çalan kişiye ise giriftzen adı verilir. Girift kelimesini basit bir cümle için şu şekilde kullanabiliriz; “Öğrenci sınav kağıdını öyle girift bir şekilde yazmış ki, ne okuyabildim ne de anlayabildim.” 8 Haddizâtında Aslına bakacak olursak, esasında, aslında anlamları içeren kelime dilimize Arapçadan geçmiştir. Kelimenin etimolojisini inceleyecek olursak; had Arapçada sınır demektir, zat ise kişilik ve öz anlamlarına gelir. Bu anlamları göz önünde bulundurursak, herhangi bir konu hakkında açıklama yaparken, aslında kelimesi ile hem önceki cümlelerden ayrılmış hem de kişinin kendi görüşlerinin dile getirildiği yeni bir açıklama yapılacağının işareti verilmiş olur. Bu güzel kelimeyi cümle içinde kullanarak daha iyi anlamaya çalışalım. “Ne dostluk, ne sevgi ne de arkadaşlık, haddizâtında günümüzde gerçek olan tek şey, kişinin kendi menfaati olmuş.” 9 Safderun Günümüzde sıradan kelimelerle anlatılan ifadeler, eskiden ne kadar da zarif bir şekilde kullanılmış öyle değil mi? Safderun da işte bu güzel kelimelerden biri. Saf, temiz kalpli, kolayca aldatılabilen anlamlarına gelen kelimemiz kökenini Arapça ve Farsçadan alıyor. Arapça “saf” ve Farsça “derun” kelimelerinin birleşiminden oluşan safderun temiz yürekli kimse anlamına gelmektedir. Türk edebiyatına sayısız şiir ve roman vermiş olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu safderun kelimesini bir dizesinde şu şekilde kullanmış; “Tabanlarına indirilecek sopaların canını daha ziyade acıtacağını anlamayacak kadar da safderun değildi.” 10 Feriştah Bir işi yapan en iyi kişi, işin ehli, uzmanı ve en yetkili kimse anlamına gelen feriştah kelimesi de Farsçadan dilimize geçmiştir. Günümüzde belki de en sık kullanılan eski Türkçe kelimeler arasında yer alır. En üstün ve en iyi anlamına gelen kelime melek anlamındaki “firişte” kelimesinden türetilmiştir. Anlamı pekiştirmek adına kelimemizi bir cümle içerisinde kullanalım. “Feriştahı gelse bu dersi benden daha iyi anlatamaz.” 11 Sirayet Listemizde bu kez genellikle tıp alanında kullanılan terimsel bir kelime yer alıyor. Yayılma, dağılma gibi anlamlarının yanında daha çok hastalıklar için kullanılan sirayet kelimesi; bulaşma, başkalarına geçme anlamında kullanılır. Kelime dilimize Arapçadan geçmiştir. Bir cümle içinde kullanmak istersek; “Verem öksürük ve hapşırık gibi yollarla kolaylıkla sirayet eden bir hastalık olduğundan, hasta yakınlarının da önlem alması şarttır.” 12 Canhıraş Farsça kökenli olan kelime yürek parçalayan, iç tırmalayan ve dayanılamayacak şekilde üzüntü veren anlamlarına gelir. Bildiğimiz can kelimesi ile, tırmalayan anlamındaki hıraş kelimelerinden oluşmuştur. Anlamını bilmeseniz bile, duyduğunuz anda bir hüzün hissi uyandıran canhıraş kelimesine cümle içinde de yer verelim. “Adana’daki şehit cenazesinde öyle canhıraş feryatlar kopuyordu ki… Teröre bir kez daha lanet etmekten başka elimizden bir şey gelmedi.” 13 Vaveyla Yine feryat anlamı içeren bir kelime var sırada. Ancak, çığlık ve bağırma anlamlarına da gelen vaveyla kelimesi, canhıraş gibi elem içermiyor. Kökleri Arapçaya dayanan vaveyla kelimesini daha çok, herhangi bir olay karşısında duyulan şaşkınlık ve acı karşısında atılan çığlıklarda kullanırız. “Evde hırsızı görünce öyle bir vaveyla basmışım ki, tüm komşular sesime koştu.” Tavsiye Ederiz Yabancı Dil Öğrenmek için Bilmeniz Gereken 11 Altın Kural 14 Munis Dilimize Arapçadan giren munis kelimesi; cana yakın, yumuşak, sevimli, sıcakkanlı, uysal ve uyumlu gibi anlamlara gelmektedir. Sıfat olarak ise alışılmış ve yabancı olmayan gibi anlamları içerir. Büyüklerimizin zaman zaman kullandığı munis kelimesini bir cümle içinde kullanarak, siz değerli okuyucularımızın aklında netlik kazanmasını sağlayalım. “Yeni gelen öğrenci o kadar munis bir çocuk ki, tüm sınıfla kısa zaman içerisinde arkadaşlık kurmayı başardı.” 15 Fevkalbeşer Eski Türkçe kelimelerimizden oluşan listemizde sırada çok enteresan bir kelime var. Kelimemiz insanüstü anlamına geliyor. Dilimize Arapçadan gelen fevkalbeşere; fevk kelimesiyle üstünlük anlamı kazandırılmış. Dilimizde daha çok; elimden gelenin fazlasını yaptım, var gücümle çalıştım gibi anlamların yerine kullanılır. “Evin taşınmasında fevkalbeşer bir güçle yardım eden kuzenime ne kadar teşekkür etsem azdır.” 16 Mukadderat Eski olmasına rağmen günümüzde de çok fazla kullanılan bir kelime var sırada. Yine Arapça kökenli olan kelimemiz, yazgı ve kader anlamlarına gelmektedir. Takdir kelimesinden türetilmiş olan kelime, kader kelimesinin anlamında olduğu gibi, meydana gelmesi kaçınılmaz olan durumları ifade eder. Diyecek başka bir söz kalmadığında sığınılan kelime de diyebiliriz. “Kocasından her gün şiddet görmesine rağmen, ne yapalım mukadderat böyleymiş diyerek yıllarını çürüttü.” 17 Sarfınazar Türkçemize Arapçadan gelen kelime; görmezden gelme, vazgeçme, dikkate almama gibi anlamlara gelmektedir. Eğer kendinden önce gelen kelime -den ekiyle bitiyorsa cümleye; hesaba katılmasa da, sayılmasa da, göz ardı edilse de anlamları katar. İsim türünde olan kelime sarf ve nazar kelimelerinin birleşiminden oluşur. Kelimemizin cümle içerisinde kullanımı şöyle; “Makale üzerindeki yanlışları söylememe rağmen, sarfınazar tavrıyla yine aynı hataları yapıyordu.” 18 Berceste Farsça kökenli olan berceste kelimesi; güzel, seçilmiş, değerli anlamlarına gelir. Ber üzeri anlamını karşılarken, ceste ise sıçramış demektir. Bu iki kalıbın birleşiminden oluşan berceste kelimesi bu nedenle seçilmiş anlamında kullanılır. Aynı zamanda bir kadın ismi olarak kullanılabilen berceste kelimesi edebiyatta; ince anlamlı, latif, güzel, kolayca hatırlanan, sanat değeri yüksek ve yapısı sağlam dizeler için kullanılır. Örneğin Osmanlı’nın en önemli padişahlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman’ın ünlü sözü; “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” cümlesi, bir berceste örneğidir. “Türk divan edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Şeyh Galip, en ünlü dizelerini birer berceste örneği olarak yazmıştır.” 19 Hissikablelvuku Sırada benim en sevdiğim ve listemizde mutlaka olması gereken bir kelime var. Çünkü son zamanlarda yapılan televizyon dizilerinde bu kelimeye çok rastlıyoruz. Türkçemize Arapçadan girmiş olan hissikablelvuku, önsezi demektir. Olacakları önceden hissetmek, tahmin etmek ve içine doğmak gibi anlamlara gelir. Günümüzde bu kelimeye benzer olarak altıncı his ifadesi kullanılmaktadır. Peyami Safa şu dizelerinde hissikablelvuku kelimesine yer vermiştir. “Kamil o adamlardan biridir ki hayatının her anında harikulade bir vakanın hissikablelvukuunu taşır. Her adımda başına mühim bir şey geleceğini hisseder.” 20 Pâyidar Kökeni Farsça olan pâyidar kelimesi; ölümsüz, sonsuza kadar yaşayacak olan, kalıcı ve devamlı anlamlarına gelir. Genelde bir kişi tarafından yapılan cami, okul, yardım vakfı için bu kelimeyi kullanırız. Pâyidar kelimesiyle cümleye, yapılan iyiliğin sonsuza kadar yaşayacağı anlamı katılmaktadır. Türk edebiyatının usta kalemi Yaşar Kemal, 1955 yılında yazdığı İnce Memed kitabında pâyidar kelimesini şu cümle içerisinde kullanmıştır “Zulüm hiçbir zaman pâyidar olamamıştır.” 21 Tahayyül Hayal kelimesinden türetilen tahayyül kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir. Bir şeyi hayal etme, imgeleme, zihinde canlandırma, gözünün önüne getirme gibi ifadelerin yerine kullanılır. Türkçemizde ise daha çok tahayyül etmek kalıbıyla kullanılır. “Bu yaz öyle güzel bir tatil tahayyül ediyorum ki, anlatsam sen de bana katılmak istersin. 22 Tumturak Tumturak kelimesi; ihtişam, gösteriş, debdebe ve görkem anlamlarına gelmektedir. Kelimenin kökeni için bazı kaynaklar Arapça, bazıları Farsça olduğunu söylemektedir. Bir anlamı kuvvetlendirmek için kullanılan gereksiz yabancı kelimeler için de tumturak ifadesi kullanılır. Usta şair Attilla İlhan, Elde Var Hüzün adlı şiirinde tumturak kelimesine yer vermiştir. “Ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün” 23 Müşkülpesent Zor beğenen, her şeye kusur bulan, titiz, bahaneler uyduran kimseler için müşkülpesent kelimesi kullanılmaktadır. Kelime Arapça müşkil zor ile, Farsça pesend beğenen kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Günümüzde müşkülpesent kelimesinin kullanımına sıklıkla rastlarız. Şöyle bir cümle içinde kullanarak, akılda daha kalıcı olmasını sağlamaya çalışalım. “O kadar müşkülpesent bir insan ki, tüm gün dolaştık ama yine de bir koltuk takımı beğenemedi.” 24 Lâyetezelzel Telafuzu oldukça zor olan kelime dilimize Arapçadan girmiş. Sarsılmaz ve güvenilir gibi anlamlar içeriyor. Kelimenin bileşimindeki tezelzül sarsıntı anlamına gelmektedir. Daha çok Osmanlı Dönemi’nde kullanılan kelimeyi en güvendiğimiz dostlarımız için kullanabiliriz. “Çağrı kadar lâyetezelzel bir dost daha tanımadım ömrümde.” 25 Efsunkâr Farsça kökenli olan efsunkâr kelimesinin anlamı; büyülü, karşı konulamayacak kadar etkileyici demek. Efsun kelimesini sanırım hepimiz biliyoruz; büyü anlamına gelir. Sonuna gelen -kâr eki, kelimeyi “büyülü” olarak değiştirmiştir. Günlük kullanımdan ziyade şiirlerde yer verilen efsunkâr kelimesine Namık Kemal, Hürriyet Kasidesi’nde şu şekilde yer vermiştir “Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet, Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten.” 26 Perdebîrun Farsça kökenli olan perdebîrun kelimesi; açık saçık konuşan, utanması olmayan, edepsiz, terbiyesiz şeyler söyleyen kişiler için kullanılan bir sıfattır. Kelimenin köklerindeki perde bildiğimiz perdedir, bîrun ise dış anlamına gelir. Reşat Nuri Güntekin kaleme aldığı şu satırlarında perdebîrun kelimesini daha net bir şekilde anlamamızı sağlıyor. “Kadın meclisinde olduğumu unutarak biraz perdebirunane konuştum galiba… Kusura bakmayın, ben artık ihtiyar bir adamım, bazen nerede olduğumu unutuveriyorum.” 27 Feveran Dilimize Arapçadan geçiş yapan feveran kelimesi; kaynama, coşma, fışkırma anlamlarına gelir. Daha anlaşılır bir şekilde açıklayacak olursak; birdenbire öfkelenme ve parlama demektir. Fevri davranış sergileyen kişiler için kullanılır. Duygusal feveranlardan uzak durmanızı önererek, kelimeyi bir cümle içinde kullanalım. Bu arada Bengü’nün Feveran isimli şarkısı da size armağanım olsun. “Evliliğimiz onun feveranlıklarına rağmen, 18 yılını geride bıraktı.” 28 Mutabık Eski olmasına rağmen günümüzde en çok kullanılan kelimelerden bir diğerine daha geliyoruz. Anlaşma, birbiriyle uzlaşma, ortak karara varma gibi anlamlar içeren kelime dilimize Arapçadan geçmiştir. Kelimenin kökenindeki “tabk” uygun gelmek demektir. Sabahattin Ali’nin satırlarında mutabık kelimesi şöyle kullanılmıştır; “Ömer onunla konuşmaktan garip bir zevk alıyordu. Hiçbir şeye inanmamak hususunda mutabık gibiydiler.” 29 Şikemperver Bir sıfat olan şikemperver kelimesi Farsçadan geliyor. Boğazına düşkün, yemek yemeyi seven, yemek yerken zevk alan kişiler için kullanılmaktadır. Kelimenin etimolojisini incelediğimizde; şikem karın demektir, perver ise besleyen. Günümüzde aslında şikemperver insanlara çok rastlıyoruz. Hani günümüzün en popüler sosyal ağlarından biri olan Instagram var ya, sadece yemek fotoğraflarından oluşan birçok galeri görebilirsiniz. Dilerseniz bunu bir cümle içerisinde kullanalım. “Kızın Instagram paylaşımlarına baktığınızda, ne kadar şikemperver biri olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz.” 30 Âmiyâne Arapça ve Farsça kökene sahip olan kelimemiz; basit, sıradan, bayağı ve alelade gibi anlamlara gelmektedir. Aynı zamanda kabaca veya kibarca olmayan gibi anlamlara da gelen kelimeyi neredeyse hepiniz kullanmışsınızdır. Bir konuyu anlatırken ince ifadeler bulamadığımızda, “âmiyâne tabirle” der, en düz ve kaba şekliyle açıklarız. “Bu kadar âmiyâne bir projenin üzerinde durmamı beklemiyorsunuz değil mi?” 31 Lafügüzaf Bazen bunlar çok boş laflar demeyiz de, lafügüzaf deriz. Farsça kökenli kelimemiz boş söz, faydasız laf, gereksiz lakırdı demektir. Dedikodu için de kullanılan kelime söyleniş şekliyle zarif olsa da, aslında olumsuz bir anlam içeriyor. “Bunlar hep lafügüzaf kardeşim, bana milletin için şimdiye kadar neler yaptın ondan haber ver!” 32 Tufeylî Herkesin etrafında mutlaka bir tufeylî kişi vardır. Dilimize Arapçadan geçen tufeylî asalak ve parazit anlamlarının dışında, başkasının sırtından geçinen insanlar için de kullanılır. Kelimenin kökenindeki tıfıl, küçük çocuk ve parça anlamına gelir. Reşat Nuri Güntekin ünlü romanı Dudaktan Kalbe’de tufeylî kelimesine şu şekilde yer veriyor; “Giren çıkan, çalan kaçan belli değil… Etrafında bir sürü tufeylî var ki, çocuklarının rivayetine göre servetinin son parçalarını kemâl-i afiyetle yiyorlar.” 33 Babayani Baba kelimesinden türetilen babayani dilimize Farsçadan geçiş yapmıştır. Dış görünüşe ve gösterişe önem vermeyen, görmüş geçirmiş, hoşgörülü, babacan insanlar için kullanılan bir sıfattır. Kelimemize bir cümle içerisinde şu şekilde yer verebiliriz; “Cevdet amca o kadar babayani bir adam ki, onunla saatlerce sohbet etsem de sıkılmıyorum.” 34 Perestiş Dilimize Farsçadan giren kelime; tapmak anlamındaki perestiden türetilmiştir. Taparcasına ve delicesine sevmek anlamına gelir. Şimdilerde böyle büyük sevgiler var mı bilemem ama, eskiden çok şiddetli sevgiyi ifade etmek için perestiş kelimesi kullanılırmış. Bu aşk dolu kelimemize, hicaz makamında söylenen bir şarkının dizelerinde rastlıyoruz… “Ömrüm artar sana baktıkça perestişle benim Cânımın cânı mısın rûhum musun şûh-i şenim” 35 Merdümgiriz Farsça kökenli olan kelime birleşik sıfat özelliği taşıyor. Kalabalığı sevmeyen, insanlardan kaçan, yalnızlığı seven kişiler için kullanılır. Bu kelimeyi bazı kaynaklar hümanizmin zıttı olan mizantrop için de kullanmıştır. Yani insanlardan nefret etme, ürkme ve onları sevmeme gibi özelliklerle karakterizedir. “Bu merdümgiriz haliyle üniversite hayatına uyum sağlayamaz diye çok endişeleniyorum.” 36 Meymenet Sırada yine çok fazla kullandığımız bir kelime var. Dilimize Arapçadan geçiş yapan meymenet kelimesi; bereket, kutluluk ve uğurluluk anlamlarına geliyor. Aynı zamanda iyi özellik ve nitelik anlamına gelen meymenet kelimesinin zıt anlamlısı nuhuset yani uğursuzluk olarak geçiyor. “Ben hayatımda böyle meymenetsiz bir insan tanımadım. Girdiği yerde ne bereket kalıyor ne huzur.” 37 Dilhun Eski kelimeler sanki ya aşırı üzüntüyü ya da mutluluğu simgeliyor gibi gelir bana. Dilhun kelimesi de okuduğunuzda zihninizde ilk olarak hüznü canlandırmıyor mu? Kalbi yaralı, içi kan ağlayan, büyük üzüntü içinde olan anlamlarına gelen kelime dilimize Farsçadan girmiş. Yaşar Kemal dizelerinde dilhun kelimesine şu şekilde yer veriyor; “Seni öyle bir takdim etti ki doktor, herkes beğendi, dinleyenlerin hepsi dilhun oldu. Neredeyse hepimizin gözlerinden kanlı yaşlar dökülecekti.” 38 Tevekkeli Listemizde bu kez bir belirteç yani zarf olarak kullanılan tevekkeli kelimesini görüyoruz. Sebepsiz, boş yere, rastgele, boşuna anlamlarını içeren kelime Türkçemize Arapçadan geçmiştir. Genellikle olumsuz ifadelerde kullanılan tevekkeli kelimesini bir cümle içerisinde kullanalım. “Tevekkeli sabahtan beri kıvranmıyormuşsun, parti için izin almakmış bütün çaban.” 39 Pestenkerani Farsça kökenli olan kelime önemsiz, değersiz, saçma ve uydurma söz gibi anlamları karşılamaktadır. Genellikle küçümseme anlamında kullanılır. Bir konuşmanın veya cümlenin ne kadar boş ve önemsiz olduğunu anlatır. Peyami Safa dizelerinde pestenkerani kelimesine şöyle yer verir; “Bir bahane. Pestenkerani de olsa olur. Dur dur, bir şeyler aklına geliyor. Bulacak.” 40 Velhasıl Sözün kısası, özetle, kısacası anlamlarına gelen velhasıl kelimesinin kökeni Arapça. Bu kelime de günümüzde çok fazla kullandığımız, benim de en çok sevdiğim kelimelerden biri. Kelimemiz özet ve öz anlamındaki hulasa sözcüğünden türetilmiştir. Bir konuyu anlattıktan sonra, konuyu toparlayarak bitirmek istendiğinde velhasıl denir. Örneğin; “Velhasıl eski Türkçe kelimelerimizin hepsi birbirinden güzel. Hepsinin anlamını bilebilsek keşke.” Velhasıl diyerek yazımı bitirecek olursam; dilimize Arapça ve Farsçadan geçmiş olan eski Türkçe kelimeleri yazarken yine kendimi bambaşka bir dünyanın içinde buldum. Sanki kelimeler zarafet ve içtenlik yarışına girmiş gibiydi. Kökenlerine indikçe kullandığım başka kelimeleri de sorgularken buldum kendimi. Eminim anlamını bilmediğimiz, hatta daha önce hiç duymadığımız bir sürü böyle kelime vardır. Ne dersiniz? Türkçemize başka dillerden geçmiş böyle güzel kelimeleri bizimle paylaşmak istemez misiniz?
benim anlamadığım şu ya arkadaş ne diye FAKE yazma gereği duyarsında TAKLİT demezsin...Kelime Türkçe olduğu için yazmayamı utanıyorsun...FAKE = TAKLİT Türkçe'ye yabancı kelime sokmak için bu kadar mücadele ediyorsunuz. pkk deyince ayağa kalkıyorsunuz ama pkk'dan beter zarar veriyorsunuz...Ne için TAVSİYE değilde TAWSİYE , SEVİYORUM değilde SEWİYORUM , neden GÜZEL değilde GÜSEL yazarsınız..Neden Türkçe'de olmayan harfleri ve kelimeleri kullanırsınız.. ..yazıklar olsun.... Önce adminler doğru yazsın. Ban nedeni Fake üyelik türkçe kelimelerde gereksiz yere harf koymak ya da mevcut harfi sırf özentilik uğruna heba edilmesi en kötüsü msn de cok kişi var öyle yazan bazılarıyla konuştum hatasını anlayan anladı bazılarıda gereksiz yere taktığımı türden olanlarla hiç konusmamaya calışıyorum bugün kalkıpta **bu N95 FAKE ** diyen diyebilen adamın ben aklında şüphe arkadaş bu cümleyi yazarken o beyinini çalıştıran hücreler hiç mi düşünmüyor acaba ben ne yazıyorum TAKLİT demiyor FAKE diyor ya...işte bu insanlar cahillerin en önde gidenidir..adam taWsiye,güSel yazıyor arkadaş nasıl bir zihniyet,nasıl bir mantık,nasıl bir beyin,nasıl bir eğitim düşündükçe tansiyonum bir bakan amerikada eğitim görmüş ve japonya'da bakan ülkesinde eğitim dili yada dünya dili ingilizce dedi diye sabah evinde ölü bulundu...düşünün bir japon diline ne kadar önem içimizde ne cahiller var arkadaş CAHİLLER..artık şirinlik diyemi,entellik diyemi yazıyor..yoksa her ikisinin yanında cahilliğinden mi yazıyor anlamış değilim..... Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? quoteOrjinalden alıntı Etkisiz Eleman Önce adminler doğru yazsın. Ban nedeni Fake üyelik arkadaşım sen kalk kim yazıyorsa onu uyar. Türkçe, Türkiyenin temellerinden birisi. quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? fahrenheiti türkce yazcak hali yok ki quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Bence önce kendi Türkçeni düzeltmelisin. Ayrıca, nickinde Türkçe değil gibi ha ? Türkiye dahil bir çok ülkede öğretilen ve yer yer kullanılan bir fiziksel nicelik birimi. Seninki de bir Metal grubunun adı, onun gibi. Ona bir şey diyemeyiz. Özel isimlere. Ama onun dışında Türkçe - İngilizce karışık veya sürekli İngilizce ad kullananlar bol. evet yani diyorsun ki senin takma ismin türkçe değil...bu yüzden bende bozuk türkçe yazmaya devam edecem..kullandığım parfüm senin gibi insanlar bu ayrımı yapamayacak bir zihniyete sahip..ben ne yazıyorum sen ne diyorsun..ben türkçe içindeki olmayan kelimelerden,harflerden yada karşılığı çok daha açıkken yabancı kelimenin kullanılmasından bahsediyorum senin yazdığın şeye bak.....işte sen söylediklerime güzel bir örneksin...en azından nick yazmıyor takma ismim diyorum..en azından takma ismim FAHRENHEIT anladınmı...SEWGİ yada başka çorba bir kelime değil...... Marifet sanıyorlar.. Ayrıca ingilizce bilmek önemli ama sırf ingilizce göstermek için Türkçe sözler yerine ingilizce sözler kullanıp kendi dilimizi küçültüyorlar.. evet ingilizce bilmek önemli ama sadece mesleğine yardımcı olması kadarıyla japon ve italyan halkı bu konuda aşırı derecede hassas olan ingilizceyi sadece mesleklerine yardımcı olması amacıyla dillerine bulaştırmıyorlar ve baya bir mücadele veriyorlar. Arkadaşlar bu telefon FAKE TAKLİT değil FAKE Arkadaşlar bu filmi seyretmenizi TAFSİYE,TAWSİYE ediyorum. 2 TANE ONLAR YETİO 1 TANE YAMALI GBİ FLN MANYAq Biri de TOKİO HOTELLİ TOM VA USERİNDE AYY hey yu gayz sak ma bals mesela yukarıdaki cümledede ingilizce katledilmiş durumda yani tek Türkiye'nin sorunu değil tüm ülkelerin sorunu bknz you - u for - 4 come on - c'mon wtf,wth... ve benzeri... tamamen destekliyorum seni arkadaşım bence durumun böyle olmasının nedenlerinden biri de çağımızın getirdiği hızlı yaşama durumu her şeyi hızlı yaşayıp hemen bir başkasına geçmek istiyoruz bunun etkiside var noktalama için kusura bakmayın Bu onların sorunu...İngilizce hiçte kaliteli olmayan,o dilden bu dilden çarpılarak,kelimeler değiştirilerek elde edilmiş kökeni tarzanca olan bir dildir..Fakat Türkçe'nin bilinen tarihi 4000 bir yana bırak bu onların yada başka bir dil katlediliyor diye kendi dilimizde bunu normal karşılamak aşırı derecede saçma sapan bir durumdur. quoteOrjinalden alıntı FAHRENHEIT evet yani diyorsun ki senin takma ismin türkçe değil...bu yüzden bende bozuk türkçe yazmaya devam edecem..kullandığım parfüm senin gibi insanlar bu ayrımı yapamayacak bir zihniyete sahip..ben ne yazıyorum sen ne diyorsun..ben türkçe içindeki olmayan kelimelerden,harflerden yada karşılığı çok daha açıkken yabancı kelimenin kullanılmasından bahsediyorum senin yazdığın şeye bak.....işte sen söylediklerime güzel bir örneksin...en azından nick yazmıyor takma ismim diyorum..en azından takma ismim FAHRENHEIT anladınmı...SEWGİ yada başka çorba bir kelime değil...... Sanırım ben anlatamadım. Burda Türkçeyi doğru kullanmaktan söz ediyorsun. Ama sen de doğru kullanmıyorsun. Ben elimden geldiğimce doğru kullanmaya çalışıyorum. Ama bu klavye sonuçta, shiftim basmaz cümleye küçük harfle başlarım bunu normal karşılamak lâzım değil mi ? Kötü bir niyetim elbette yok, ama insanları düzeltmek istiyorsan, önce kendinden başlamalısın. quoteOrjinalden alıntı Iron Maiden Sanırım ben anlatamadım. Burda Türkçeyi doğru kullanmaktan söz ediyorsun. Ama sen de doğru kullanmıyorsun. Ben elimden geldiğimce doğru kullanmaya çalışıyorum. Ama bu klavye sonuçta, shiftim basmaz cümleye küçük harfle başlarım bunu normal karşılamak lâzım değil mi ? Kötü bir niyetim elbette yok, ama insanları düzeltmek istiyorsan, önce kendinden başlamalısın. güzel arkadaşım bana göre senin küçük harfle başlaman önemli genelde küçük harfle başlıyorum çünkü hızlı yazıyorum...-F klavye..benim burada anlatmak istediğim,olmayan harfler,olmayan kelimeler,anlamsız cümleler,türkçesi varken yabancı kelimeler..daha nasıl anlatabilirim ki. ÖRNEK joistik değilde oyun kolu laptop değilde dizüstü fonksiyon = işlev mail = posta mause=fare kriter =ölçüt detay=ayrıntı Sayfaya Git Sayfa
Türkçe Argo Kelimeler 23 Popüler Türkçe Argo Kelime *Argo, Wikipedia’da şu şekilde de tanımlanır;Ortak dilden olmakla birlikte her yerde ve her zaman kullanılmayan ya da kullanılması hoş karşılanmayan; külhanbeylerinin, serserilerin ya da eğitimsiz kimselerin kullandıkları sözcük, deyim ya da anadilin, genel kültür dilinin, ortak dilin içinde yer alan özel bir dil olan argo, Fransızca argo’dan dilimize yerleşmiştir. İngilizcede slang denir. Argo, kaba ve küfürlü bir dil olarak anlaşılır, bozuk dil olarak anlaşılır, ancak küfürlü dilden veya bozuk dilden gruba has bozulmuş dile jargon, genel olarak kaba halk diline, özel bir terminolojisi olan gizli dile argo denilmektedir. Argo, anadilin üst düzeyindeki yazı dilinden ayrı, anadilin alt düzeyindeki konuşma diline bunu zaten biliyorsunuzdur. Peki Türkçe argo kelimelerin neler olduğunu biliyor musunuz?1- KankaKanka, Türkçede yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. Genelde yakın arkadaşlar birbirine bu şekilde hitap eder. Kanka aslında kankardeş’in kısa versiyonudur. Bazı insanlar ben de onlardan biriyim bu kelimeden naber ya? Buddy, what’s up?İyilik kanka senden naber? Fine buddy, what about you?Benden de iyilik. Nerelerdesin? Fine too. Where have you been?Tatildeydim kanka yeni döndüm. I was on holiday buddy, I just came back.2- İnekİngilizcedeki ”nerd” kelimesi Türkçede ”inek”tir. Çok çalışkan, dersten kafasını kaldırmayan insanlar için sinemaya geliyor musun? Are you coming to the cinema this evening?Bugün çıkamayacağım, ders çalışmam gerek. I can’t go out today, I have to study.Sen de tam inek çıktın ya. You are such a nerd.3- TuzluPahalı şeyler için ”tuzlu” kelimesini elbise nasıl sence? What do you think about this dress?Fiyatı nedir? What’s the price?500 lira 500 LiraÇok tuzlu. Alamayız! It’s too expensive! We cannot buy it!4- Kafa ütülemekKafa ütülemek deyimi ”saçma sapan konuşarak, gevezelik ederek rahatsız etmek, çok ve gereksiz konuşmak” anlamına konuşmalarınızla kızdırırsanız ve bu birisi Türk ise, o kişiden yüksek ihtimalle ilk duyacağınız şey ”kafamı ütüledin” olacaktır!Yeni çocuk nasıl? Anlaşabildiniz mi? How is the new guy? Did you two get along well?Anlaşmak mı? O kadar çok kafa ütülüyor ki! Onun yanında bir kelime etmenin imkanı yok! Getting along? He just talked me ragged!Yeter artık kafa ütülediğin! Biraz ara ver! That’s enough of you now! Take a break!5- KazıklamakBir şey çok pahalıysa ”kazık” deriz. ”Kazıklamak” ise bir kişinin bir şeyi değerinden yüksek fiyata satarak karşısındakini kandırmaya çalıştığı durumu açıklamak için kişi size bir ürünü çok yüksek bir fiyata satmışsa da siz ”kazıklanmış” ceket nasıl? Sadece 500 lira. How much is this jacket? It’s only 500 liraNe? Kazık! 500 liraya 2 tane ceket alırsın. What? Expensive! You can buy two jackets for 500 lira!Bu ayakkabıları ne kadara aldın? How much did you pay for the shoes?Çok pahalı. Sanırım kazıklandım. It’s too expensive. I guess I got ripped off.Evet anlaşılan satıcı seni kazıklamış. Yes it seems the seller overcharged you.6- Matrak”Matrak”, eğlenceli, komik ve hoş anlamına gelen Türkçe argo bir iş arkadaşın nasıl biri? How is your new colleague?Çok matrak bir kadın. Çok iyi anlaşacağa benziyoruz. She is amusing. It seems that we are going to get along well.7- Cebi delikCebi delik ya da beş parasız aynı anlama geliyor olup, ”fakir, parası olmayan” anlamlarına sefer yemeği sen ısmarla, olur mu? You pay for the dinner this time, ok?Ben beş parasızım bilmiyor musun? I have no money, don’t you know?Onun cebi delik, yine biz ödeyeceğiz. He is broke, we’re going to pay again.8- Akşamdan kalmak”Akşamdan kalmak” çok fazla alkollü içki tüketilen bir akşamın ardından, ertesi gün kendini kötü bu kadar yorgun görünüyorsun? Why do you look so tired?Çünkü akşamdan kaldım. Su alabilir miyim? Because I’m hungover. Can I have some water?Akşamdan mı kaldın sen? Neden çalışmıyorsun? Are you hungover? Why don’t you work?!9- Valla?”Vallahi’ yemin etmek anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Biz bu kelimeyi ”valla” şeklinde kısaltarak kullanırız konuşma dilinde. ”Valla mı” ve ”valla”, ”gerçekten mi, sahiden mi, öyle mi”nin argo evlendi,haberin yok mu? My daughter got married, haven’t you heard about it?Valla? Hiç haberim yok! Neden söylemedin? Really? I have not heard about it. Why didn’t you tell me?Yemekler benden! Food is on me!Valla? Süper! Really? Super!10- Hadi oradanBir şeye inanmadığınızda veya birinin söylediği bir şeye çok kızdığınızda, bu ifadeyi akşam Roma’ya uçağım var! I have a flight to Rome tonightHadi oradan! Gerçekten mi? You gotta be kidding me! Really?11- Ayvayı yemek Hiç kimsenin düşmek istemeyeceği bir duruma düştüğümüz durumlarda kullanılır. Başın belada ise ayvayı yedin demektir!Eyvah! Polis geliyor! Alas! The police is coming!Şimdi ayvayı yedik! We are screwedNeden kaçıyorsun? Why you are running away?Kaç kaç! Ayvayı yedik, babam burada! Run run! We are screwed, my father is here!12- Yandık!Başımıza kötü bir şey geldiğinde ayvayı yedik ile aynı anlama gelen ”yandık’ da gördün mü? Bugün tüm marketler kapalı! Did you see the news? All markets are closed today!Eyvah, yandık. Evde hiçbir şey yok ve akşam misafirlerim gelecek! Alas, we are doomed. There’s nothing in the house and I have guests tonight.13- SazanSazan aslında tatlı sularda yaşayan bir balıktır. Ancak argoda ”her lafa atlayan, her şeye inanan” insanlar için kullanılır. Genelde ”sazan gibi atlamak” şeklinde de her şeye sazan gibi atlıyorsun! You are caught with chaff all the time!14- BeleşArgoda ”bedava” yerine dilimize Arapçadan geçmiş olan ”beleş” ne kadarmış? How much is the necklace?Beleş. Para istemedi. Free. He didn’t ask for money.Hesap ne kadarmış? How much is the bill?Beleş! Sahibi arkadaşım. Free of charge! The owner is my friend.15- Racon”Racon” aslında Türkçeye İtalyancada ”akıl, sebep” anlamına gelen ”ragione” kelimesinden geçmiş. ”Racona ters” dediğimizde, akla mantığa ters demek isteriz. Bir de ”racon kesmek” çok fazla söylenir, bu da bir anlaşmazlığı kabadayılık dünyasında geçerli kurallara göre sonuca bağlamak anlamına racon kesemezsin! You can’t swagger here!16- EkmekEğer bir görüşmeniz varsa ama o görüşmeye gitmezseniz karşınızdaki kişiyi ekmiş beni neden ektin? Why did you stand me up yesterday?Çok hastaydım, özür dilerim. I was so sick, sorry.Bu akşam işin var mı? Are you free tonight?Var ama boşver, onu ekerim. Beraber çıkalım. Yes but doesn’t matter, I’ll stand him up. Let’s go out together.17- Enayi”Enayi”, kolayca aldatılabilen, aşırı ölçüde aptal, bön ve avanak anlamlarına ne hediye aldın? What gift did you get her?Son çıkan telefonlardan aldım. I bought her from the latest phones.Enayi misin sen ya? O kadar para verilir mi? Are you fool? Why did you spend that much?18- KerizEnayi ile aynı anlama gelen, kolayca aldatılabilen, aptal, saf kimselere argoda ”keriz” de istediği borç parayı vermedin değil mi? You didn’t lend the money he wanted from you, did you?Verdim elbette! Of course I did!Keriz misin sen ya? Nasıl inandın o adama? Are you simpleton? How did you believe him?19- LanBir Türk’ün hayatı boyunca en sık kullandığı kelime nedir diye sorarsanız, cevap ”lan” olacaktır! Bu kelime bazı insanlar için nokta gibidir, her cümlenin sonuna koyarlar. İngilizceye man ya da mate olarak çevrilmiş olsa da, lan kelimesini gerçek anlamı dışında kullanıyoruz artık. Tüm cümlelerin sonunda veya başında ”lan” kelimesini kullanabilirsiniz. *Not Arkadaşlarınızla olan konuşmalarınız dışında kullanmayın!Naber lan! What’s up?İyilik lan senden naber? Good, what about you?Lan bana neden söylemedin? Why didn’t you tell me?Ne bileyim lan unuttum. I don’t know, I forgot.O kim lan? Who is that?Bir arkadaş. Sen tanımazsın. A friend. You don’t know him.20- KıroTerbiye almamış, eğitimsiz, kaba saba insanlara ”kıro” kıroya bakar mısın, çoraplarını çıkarmış ayaklarıyla oynuyor! Look at that lowbrow, he’s playing with his feet off his socks!Kıro musun sen ya? Nasıl bir giyinme şekli bu? Are you a lowbrow? What kind of dressing is this?21- DandikKalitesiz, düşük nitelikli şeylere argoda ”dandik” izliyorsun? What are you watching?Şu yeni çıkan diziyi izliyorum. I’m watching this new tv series.Ya şu dandik şeyleri neden izliyorsun anlamıyorum. I don’t understand why you are watching these lousy things.Yeni telefon mu aldın? Eskisine ne oldu? Got a new phone? What happened to the old one?Çok dandikmiş, kırıldı hemen. It was poor-quality, got broken immediately.22- Çakal”Çakal” gerçek anlamıyla köpekgillerden olan şu aşağıdaki şirin Argo KelimelerAncak argoda ”uyanık, insanları kandırmakta usta” insanlar için yapıyorsun sen orada? What are you doing there?Birazdan anlarsın! Bu oyunu biz kazanacağız. You will get it soon! We are going to win this game.Sen tam bir çakalsın! You are such a smartass.23- KokoşGörünüşüne çok fazla önem veren, abartılı giyinen, süslü püslü kadınlara ”kokoş” kızdan bahsediyorsun? Şu kokoş olan mı? Which girl are you talking about? Is that the fashionista one?Evet o süslüden bahsediyorum. Yes, I’m talking about that dolly bird.Her dilde olduğu gibi Türkçe argo kelimelerin de sayısı sonsuz ve daha fazla yazmaya devam edersem sayfalarca yazmam gerekecek! Ama dillerin güzelliği de bu değil mi? Ana dilimizde argo kelimelerle konuşabiliyor olmak güzel ancak bunu diğer dillerde de yapabiliyor olsaydık mükemmel olmaz mıydı?Umarım bu bilgiler sizin için yararlı olur. Yeterince kafa ütüledim sanırım, hoşça kalın!Türkçe öğrenmek istiyorsanız Türkçe öğrenmek ile ilgili diğer yazılara da göz atabilirsiniz!Diğer dillerle ilgili ipuçları ve taktikler almak için ise sizi buraya alalım!Sorularınız ve Türkçe çalışmalarınızın nasıl geçtiği hakkında yorum yazmayı unutmayın!İyi yolculuklar – Have a good journey!
Türkçe Temel Kelimeler Türkçede Mutlaka Bilinmesi Gereken Kelimeler ve Kalıplar *Biz Türkler yabancılarla sohbet etmeye bayılırız. Türkiye’ye gittiğinizde inanılmaz bir ilgiyle karşılaşırsanız şaşırmayın! Yabancı olduğunuzu anladıklarında sizi durdurup, sizinle sohbet etmeye çalışacaklardır. Bu sayede niyetiniz olmasa bile kendinizi Türkçe öğrenirken bulabilirsiniz!Türkler Türkçenin sadece yüksek sesle konuşulursa anlaşılabileceğini sanıyor olsalar gerek, çünkü sizinle konuşurken yüksek ihtimalle bağırıyor olacaklar. Yolda yürüken size doğru yüksek sesle Türkçe konuşarak gelen birini görürseniz korkmayın. Muhtemelen sizinle arkadaş olmaya çalışıyordur nedenlerden ötürü, sadece birkaç kelime Türkçe bile öğrenseniz, Türkiye halkı üzerinde büyük bir etki bırakacağınızı göreceksiniz. Mesela sadece sağ elinizi göğsünüze koyarak Eyvallah demeyi öğrenerek Türkleri kesinlikle büyüleyecek ve onların göz bebeği olacaksınız!Öyleyse, bir sonraki Türkiye seyahatinizde insanları şaşırtabilmeniz için bazı yaygın Türkçe temel kelimelere ve ifadelere bir göz Temel Kelimeler SelamlaşmaÇoğu dilde olduğu gibi Türkçede de telefonda ve yüz yüze konuşma esnasında farklı şekillerde ”merhaba” selamlaşırken ”hello’ anlamına gelen ”merhaba” diyoruz . Ancak telefonu alo veya efendim diye açıyoruz. İlginçtir ki “efendim” İngilizcedeki ”sir” anlamına gelir ama biz bu kelimeyi birçok farklı şekilde kullanıyoruz. Örneğin bir şeyi anlamadığımızda ve karşı tarafın söylenenleri tekrar etmesini istediğimizde soru tonlaması ile ”efendim?” deriz. Bu durumda karşımızdaki kişi onu duymadığımızı ya da anlamadığımızı fark edip, söylediği şeyi tekrarlar. Bunun yanı sıra söylenenleri pek beğenmediğimiz zamanlarda da özel bir tonlama kullanarak ”efendim!?” duydum ama hoşuma gitmedi” anlamına gelir. Diğer kişi de bunun üzerine söylediği şeyden memnun olmadığımızı anlayacak ve söylediği şeyi düzeltecektir. Son olarak, birisi bizim adımızı söylerse ”efendim?” diyerek cevap verebiliriz. Bu “Ne?” demenin kibar bir selamlaşma kalıplarıSelam. HiGünaydın. Good günler. Good akşamlar. Good geceler. Good night. Gördüğünüz gibi Türkçede “good afternoon” diye bir şey yok; bunun yerine ”İyi Günler” diyoruz. Birkaç ifade daha;Tatlı rüyalar. Sweet dreams. İyi şanslar. Good luck. Hoş geldin samimi / Hoş geldiniz resmi veya çoğul. geldine cevap olarak Hoş bulduk diyoruz .Türkçe Temel Kelimeler Tanıdıklarla KonuşmaTürkçe konuşurken resmi olmanıza gerek yok! Özellikle yabancıysanız, kimsenin sizi yargılamayacağından emin olabilirsiniz. Ancak yine de aşağıdaki kalıplardan gerekli olanları sizin için hem resmi hem de resmi olmayan şekilde ne? samimi / Adınız ne? resmi veya çoğul What is your name?Adım Kate. My name is Kate. Nasılsın? samimi / Nasılsınız? resmi veya çoğul How are you?İyiyim. I’m fine. İdare eder. So so. Fena değil. Not bad. İyi değilim. I’m not memnun oldum. Nice to meet you. Memnun oldum. I’m pleased. Teşekkür ederim. Thank you. Teşekkürler. Thanks. Rica ederim. You’re welcome. Bir şey değil. It’s nothing. Önemli değil. No problem. Hoşça kal. Goodbye. Güle güle. Bye bye. Türkçe Temel Kelimeler KutlamalarKutlamalar Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Eskiden kırk gün kırk gece düğün yapılırmış. Günümüzde düğünler, doğum günleri ve bayramlar eskisi gibi değilse de yine de günün kutlu olsun ya da İyi ki doğdun. Happy Birthday. Yeni yılınız kutlu olsun. Happy New Bayramlar. Eid Mubarak. Mutlu Noeller. Merry tatiller. Have a nice olsun. Enjoy your meal. Tebrikler. Congratulations. Türkçe Temel Kelimeler BaşsağlığıTürkiye’de biri öldükten sonra insanlar genellikle kırk gün yas tutar. Aşağıdaki şekillerde baş sağlığı sağ olsun. My condolences. Toprağı bol olsun. Rest in peace. Allah rahmet eylesin. May god rest her/his soul. Türkçe Temel Kelimeler SorularGerçekten mi? Really? Ne? What? Nasıl? How? Kim? Who? Neden? Why? Ne zaman? When? Hangisi? Which one? Bu ne? What’s this? Ne kadar? How much? Kaç tane? How many? Ne demek? What does it mean? Diğer Yararlı Türkçe Kelime ve İfadelerEvet. Yes. Hayır. No. Belki. Maybe. Bilmiyorum. I do not I do not understand. Geçmiş olsun. Get well soon. …istiyorum. I want… … istemiyorum. I don’t want… Affedersiniz / pardon. Pardon me. Lütfen. Please. Hesap lütfen. Check, please. Çok yaşa. Bless sonuncusu “uzun yaşa” anlamına geliyor. Bazı insanlar çok yaşa demek yerine ”iyi yaşa” ya da ”sağlıklı yaşa” da der. Buna cevap olaraksa sen de gör ya da hep beraber Help yourself. Bu kelimenin birden fazla anlamı var ve eğer Türkiye’yi ziyaret ederseniz, bu kelimeyi her zaman duyabilirsiniz! Bazen “hoş geldiniz”, bazen ”içeri girin” bazen de ”alın, alabilirsiniz” anlamlarına gelir. Bir restoranın önünden geçtiğinizde insanlar buyurun diyerek sizi içeri davet edecek ve siparişiniz hazır olduğunda yine buyurun diyerek servis Türkçeye gönül verdiyseniz, ne kadar güzel bir dil olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Ayrıca, Türkçe kurallı bir dildir ve çok az istisnası vardır. Bu da size Türkçe öğrenme yolculuğunuzda çok yardımcı olacaktır. İhtiyacınız olan tek şey Türkçe öğrenme arzusu, gerisi kendiliğinden gelecek!İyi şanslar bol şans!Türkçe öğrenmek istiyorsanız Türkçe öğrenmek ile ilgili diğer yazılara da göz atabilirsiniz!Diğer dillerle ilgili ipuçları ve taktikler almak için ise sizi buraya alalım!Sorularınız ve Türkçe çalışmalarınızın nasıl geçtiği hakkında yorum yazmayı unutmayın!İyi yolculuklar – Have a good journey!
Dillerin en güzel özelliği bize kendimizi ifade etmemizi sağlayan kelimeler sunmaları. Homurtular çıkardığımız ya da yüz ifadeleriyle duygularımızı anlatmaya çalıştığımız günler geride kaldı. Her ne kadar İngilizce 750,000’den fazla kelimeden oluşsa da, bazen bir kelimeyle ne yaşadığımızı ifade etmek imkansız oluyor. İşte farklı dillerden İngilizce çevirisi olmayan kelimeler listesi, yabancı güzel kelimeler1. WALDEINSAMKEIT ALMANCA“Ormanda bir başınayken, yalnızlık ve doğaya bağlanma hissi.”Bazen kendimizi, hayatlarımıza öyle bir kaptırıyoruz ki stres ve sorumluluklar altında eziliyoruz. İşte böyle anlarda Waldeinsamkeit yaşamamız gerekiyor Ruh halini dengelemek için ormanda yürüyüşe ya da tırmanmaya çık. Kendine zaman ayırmak asla kötü bir şey değildir. Hele ki etrafın doğa ile kaplıysa…2. WABI-SABI JAPONCA“Kusurlar içinde güzelliği bulmak.”Mükemmel diye bir şey yoktur. Hiçbir şey. Evet, bazen, Nutella’lı bir kahvaltı mükkemmele yaklaşabilir. Ama işin güzelliği bu zaten! Kusurlarımız ve eksikliklerimiz bizi biricik, özel ve güzel yapan şeylerdir. Japoncayı dinle ve o küçük kusurları SAUDADE PORTEKİZCE“Çok sevdiğin ama asla geri dönmeyecek birini ya da bir şeyi özleme hissi.”Bana umutsuz romantik diyebilirsin, ama ben bu kelimeye aşığım resmen. Tek bir kelime içinde nostalji, melankoli, aşk, mutluluk, üzüntü, boşluk ve istek yani bir ömrün tüm duyguları YA’ABURNEE ARAPÇA“O kişi olmadan yaşamanın hayal bile edilemez olması sebebiyle, bir kişiden önce ölme umudu”Shakespeare’in Romeo ile Juliet’i ile duygulanabilir ya da muhteşem Winnie the Pooh’dan Ya’aburnee kelimesinin anlamını basitçe açıklayan şu sözleri alıntılayabiliriz “Eğer sen yüz yaşına kadar yaşayacaksan, ben yüz eksi bir gün yaşamak istiyorum, böylece asla sensiz yaşamak zorunda kalmayacağım.”YURT DIŞI EĞİTİM İÇİN ÜCRETSİZ FİYAT KATALOGU5. 缘分 ya da YUÁNFÈN MANDARİN/ÇİNCE“The fate between two people.”“İki insanın kader bağı.”Yuánfèn, bir ilişkinin önceden belirlenmiş ya da alın yazısı olması görüşünü tanımlar ve atasözü olarak bolca kullanılır 有緣無份 yǒu yuán wú fèn “kısmetsiz bir kaderi olmak” anlamına gelir. Yani, Romeo ile Juliet’ten örnek verecek olursak, bu kelimeyi, “bir çiftin bir araya gelmesi ama birlikte olamaması, bu çiftin alınyazısıdır” anlamında kullanabiliriz. Sofistike bir ayrılık yazgısı olarak da kullanılan bir düşünce.6. FORELSKET NORVEÇÇE“Aşık olmaya başlayınca hissedilen coşku.”Bu herhalde dünyanın en iyi duygularından biri kelebekler, gülücükler, mutluluktan havalara uçmalar. Forelsket, cebinde 20 dolar bulmak, bedava tatlı almak, ya da büyük pizza parası ödemişken ekstra büyük pizza aldığını fark etmek gibi bir şey.7. KILIG TAGALOG“Genellikle romantik bir şey yaşandığında, karnında kelebekler uçuyormuş gibi hissetme.”Kilig sözcüğünün, Forelsket’in Avustronezyan versiyonu olduğuna eminim. İlk öpüştüğün zaman olduğu gibi sadece keyfe kapıldığında oluşan o karnındaki karıncalanma hissi!8. COMMUOVERE İTALYANCA“İçinizi ısıtan ve gözlerinizi yaşartan bir hikaye”Aslında, içinde köpek olan her film bende bu etkiyi yaratıyor. Doğrudan Commuovere deneyimlemek istiyorsan, Hachiko adlı filmi izle. Gerçek hayat hikayesine dayalı bu filmde, bir köpek her gün tren istasyonunda sahibini bekliyor ve sahibinin ölümünden yıllar sonra bile her gün beklemeye devam ediyor. Tamam, şimdi ağlayabilirsin.9. DEPAYSEMENT FRANSIZCA“Kendi ülkende olmamaktan doğan his; yabancı olma.”Memleket özlemi çekmek gibi, ama daha yoğun bir his. Gerçekten ait olmadığını hissetmek gibi. Güzel bahçesinden sökülüp pencere kenarında küçük bir saksıya atılmış bir çiçek DUENDE İSPANYOLCA“Bir sanat eserinin kişiyi derinden etkileyen gizemli gücü.”Duende sıkça Flamenko ile bağdaştırılır, ama genellikle her çeşit sanatsal performansın güzelliklerinden birini tanımlar. Bir şeyler hissetmeni sağlar. İspanyol ve Latin Amerika mitolojisinde Duende, cin gibi ufak tefek bir yaratıktır ve küçük çocukları terbiye HIRAETH GALCE“Romantikleştirilen geçmişe ya da anavatana duyulan özel bir özlem.”Hiraeth, vatan hasreti çekmek ya da geçmişinin bir bölümünü hatırlamak gibi bir şey. Örneğin; tüm arkadaşlarınla bir arada olduğun üniversite yılları. O yıllarda o kadar güzel anılar paylaşmışsındır ki hayatının o dönemini tekrar yaşamak MAMIHLAPINATAPEI YAGAN“Bir şeyleri başlatmayı arzulayan ama ilk adımı atmaya isteksiz olan iki kişinin sözsüz, manidar bakışması.”Eğer birine aşık olduysan, Mamihlapinatapei’yi deneyimlemişsin demektir. Bu deneyim, bu Yagan sözcüğü telaffuz etmek kadar da zordur ayrıca. Tierra del Fuego’nun yerel dillerinden biridir Yagan. Mamihlapinatapei aynı zamanda dünyanın en özlü ve çevirmesi en zor kelimelerinden biri olarak TOSKA RUSÇA“Genelde belli bir sebep olmadan aşırı bir ruhsal ıstırap çekme hissi; özlenecek bir şey olmadan özleme hali.”Bir şeylerin eksik olduğunu hissettiğin ve bir şeylerin eksik olduğunu da bildiğin ama tam olarak neyin eksik olduğunu bilemediğin zamanlarda hissettiğin şey işte. Bu duygu insanı çıldırtır.
türkçe olmayan kelimeler ve nedenleri