🥇 Anne Sütüne En Az Geçen Antidepresan

İçilenbazı ilaçlar direk anne sütüne karışarak bebeğe zararlar vermektedir. Eğer ilaç tedavisi görüyorsanız, ilaçlarınızı içmeden önce bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Yeni doğan ve gelişme dönemindeki çocuğa kötü etkileri olabileceğinden süte geçen ilaçların bilinmesi faydalıdır. Statusepileptikus etiyolojisi febril ve nonfebril olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Nonfebril grup, kendi içinde 3 ayrı gruba bölünmektedir: a) idiyopatik b) akut semptomatik örneğin, menenjit, akut metabolik bozukluklar c) uzak semptomatik örneğin, kazanılmış veya konjenital santral sinir sistemi bozuklukları (3). Duloksetinbirçok yan etkisi olmasına rağmen depresyon tedavisinde oldukça etkili bir antidepresan tipi psikotropik bir ilaçtır. Bunu size açıklıyoruz. nsp-ie. nsp-ie. Ev; giderek daha etkili ilaçlar yaratmak için her geçen gün ilerlemektedir. Hamilelik ve emzirme durumlarında Duloksetin anne sütüne geçebildiğinden, Birantidepresan olan Mirtazapinde özellikle; uykusuzluk, mide bulantısı, iştahsızlık varsa yarım tablet gece kullanımı önerilebilir. Süt verme döneminde ise süte en az geçen Lorazepamdır. Benzodiyazepinlerin 6-9 haftada “yarık damak dudak yapma risklerini göz önünde bulundurmak gerekir. 3. Duygu Durum Düzenleyiciler: Safsüt anlamındaki PureMilk adını verdiğimiz bu buluş anne sütüne geçen her türlü kimyasal maddeyi anne sütünden uzaklaştıran bir filtre ile ilgilidir. bizler farkına varmadan anne sütüne ve bu yolla da bebeğe geçiyor. İlaçlar veya maruz kaldığımız kimyasal maddeler anne sütü yoluyla bebekte hiperaktivite, otizm IIIbakışından yakaladım seni duruşundan su gibi akışından sesinin ağaçlar kuşlar cümle bulutlar geçti hüznünden yakaladım seni. saçlarımda eski zaman karıncaları ve ilk ışıkları çeşmelerin yüzün yüzüme değer gibi yıldızlar akşamından yakaladım seni. sevinç mi telaş mı tahtaya kalkmış çocuk gibiyim karşında. IV yaz akik bir güldü yanağında soldu Fluoksetinanne sütüne geçen bir ilaçtır. Emzirme dönemi kullanımla ilgili hekiminize danışınız. Anne sütünden geçen bu ilaç, miktarına bağlı olarak, bebekte kolik ağrılar, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozuklukları yapabilir. Fluoksetin, 12 yaş altındaki çocuklarda kullanılıyorsa, çocuğun bedensel gelişimini ve davranışlarını izlemek gerekir. SonDakika Güncel Haberler - Anne sütüne en yakın gıda olduğu tespit edilen keçi sütünde sahteciliğe dikkat çeken üreticiler, sahte ve katkılı keçi sütünü gerçeğinden ayırt Karbamezepin(Tegretol ve muadilleri), fenitoin (Epanutin, Hidantin v.s) ve valproat (Convulex, Depakin v.s) içeren epilepsi ilaçları genellikle emzirirken kullanılabilir, ancak uyuklama gibi yan etkiler açısından bebek izlenmelidir. Fenobarbital içeren Luminal yüksek oranda anne sütüne geçtiğinden kullanılmamalıdır. Doz haftada 100 mg veya düşük olacak şekilde çok yavaş azaltılsa bile,, ribound psikoz tekrar ortaya çıkabilir. 25-75 mg/gün ile tedaviye başlanır. 300-450 mg‘ dek doz artırılır. Maksimum önerilen doz 900 mg/gündür. Hamilelik Risk kategorisi B dir. Klozapinin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Şizofrenide Sitalopramın serotonin geri-alımını metabolitlerine göre en az 8 kat daha güçlü inhibe ettiği, dolayısı ile sözü geçen metabolitlerin ilacın antidepresan etkisinden anlamlı olarak sorumlu olmadıkları gösterilmiştir. Sistemik sitalopram klirensi 330 mL/dak olup, yaklaşık % 20’si renal mekanizmalar yoluyladır. Genellikle antiepileptik bir ilaç olarak, 4-4 saatte bir 2-5 mg dozda diazepam verilir. Klonazepam genellikle günde 3 defa oral olarak 0.5-2 mg alınır. Lorazepam, eğer gerekli ise, nöbetler duruncaya kadar, tekrar tekrar 0,5-1,0 mg dozunda uygulanabilir. Bu durumda, günlük doz 4 mg / gün ulaşabilirsiniz. nVd6. Dünyada da birçok ülkede keçi ürünlerine ilgi ve yatırım artıyor. Seferihisar’da kurulan Baltalı Keçi çiftliği bembeyaz Saanen ırkı 250 adet keçi ile başladığı yolculuğuna Ekim 2010’da tamamlanan dünya standartlarındaki mandırası ile başarıyla devam ediyor. Baltalı Gıda Kurucusu Funda Özer Baltalı, gelecekte ürünlerinin değerinin daha da iyi anlaşılacağını ve talebin artacağını DAHA DA BİLİÇLİ DAVRANIYOR- Keçi ürünleri piyasasında son dönemde nasıl bir durum var? Ülkemizde bu ürünleri tüketme konusunda alışkanlıklar çoğaldı mı?- Keçi sütü özellikle son yıllarda sağlıklı beslenmeye verilen önemin artması ve keçi sütünün yararlarının giderek daha fazla duyulmasıyla ivme kazandı. Daha da önemlisi faydası bilinen ve giderek daha yaygın olarak bilinç kazanılan %100 keçi sütü ve ürünlerini satın almak isteyenlerin ulaşabileceği şekilde mümkün olan her noktada bulunarak ve geniş bir ürün yelpazesi ile her damak tadına hitap ederek, arz ve talebi doğru noktada buluşturmaya çalışmamızın da bunda katkısı olduğunu düşünüyorum. Keçi sütü ve süt ürünleri ile ilgili son birkaç yıldır halkımız tarafından bir bilinçlenme söz konusu. Bu durum beni çok sevindiriyor ve gün geçtikçe bu hassasiyetin artacağına Baltalı Gıda olarak ülke içerisinde durumunuz nedir?- İnsanlar giderek daha doğal, daha sağlıklı ürünlere yöneliyorlar. Türkiye bu alandaki ilerlemeleri biraz geç yakaladı ne yazık ki. Yakın zamana kadar Türkiye’de keçi sütü ile ilgili bir pazar yoktu. Keçi sütü bizimle raflarda 12 ay bulunabilen ürün ve çeşitli peynirlerle yerini aldı. Bu da pazarın hızla gelişmesini sağladı. Bulunmayan, tedarik edilemeyen bir üründe doğal olarak pazar payının büyümesinden bahsedilemezdi. Şu anda sektörde bizimle birlikte birkaç marka var. Fakat biz %100 keçi sütü kullandığımız için şu an pazarda tek durumdayız. Şu an bin keçimiz var. Günde 12 bin litre süt işliyoruz. Bugün Avrupa’nın en büyük ve modern keçi çiftliklerinden biri olarak gösterilen tesisimizde, hem kendimizden hem de sözleşmeli yerlerimizden elde ettiğimiz sütleri günlük işleyip raflara süt, peynir, tereyağ ve kefir gibi geniş bir ürün yelpazesiyle ALERJEN OLUP KOLESTROL ÖZELLİĞİ YOK- Nerelere ihracat yapıyorsunuz? Dünyada durum nedir?- 2012 FAO verilerine göre dünya süt üretiminde keçi sütünün payı %2,5 dolayında. Ulusal Süt Konseyi verilerine göre dünya keçi sütü üretimi 2012 yılında 17,8 milyon ton olarak gerçekleşti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre ise Türkiye keçi sayısında dünyada 23’üncü sırada bulunuyor. Ancak keçi sütü üretiminde 10’uncu sırada yer alıyor. Daha çok komşularımız Azerbaycan, Kıbrıs ve ayrıca Kuveyt gibi yakın bölge ülkelerine ihracat yapıyoruz. Çalışma ve denetimlerine tabi olduğumuz AB onaylı süt tesisi lisansımızı aldıktan sonra üye ülkelerine ihracat yapma şansına sahip olacağız. Ayrıca Uzakdoğu pazarlarına da açılmayı Keçi ürünlerinin diğerlerine göre farkları nelerdir?- Keçi sütü anne sütüne en yakın değerlere sahip olan süttür. Keçi sütündeki yağ proteinleri vücutta çabuk çözülür. İnek sütü ve diğer sütlerin aksine anti alerjendir, alerji yapmaz. İçindeki laktoz miktarı çok düşük seviyededir ve kalsiyum yapısı nedeniyle vücutta daha çok emilmektedir. Ayrıca keçilerin doğal organik hayvanlar olmaları nedeniyle herhangi bir hormon veya katkıyı bünyeleri kabul etmediği için beslenmelerine bağlı olarak inek sütünde rastlanan kolesterol yapıcı özelliği bulunmamaktadır. Bunların dışında birçok hastalığın tedavisinde ve beslenme rejimlerinde keçi sütü tavsiye ediliyor. Keçi sütünün inek sütüne kıyasla son dönemlerde daha çok tercih edilmesinin diğer sebepleri ise gaz, şişkinlik, hazımsızlık gibi sindirim problemlerine sebebiyet EMEKLİLİK PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİRDİM- Seferihisar’daki çiftliğin özelliği nedir? Neden Seferihisar’ı seçtiniz?- Burada babamın emeklilik projesi vardı. Babam doktordu. Emekliliğinde burada bir şeyler yapacaktı. Mandalina ağaçları olan bir çiftlikti burası. Ben bu çiftlik çevresindeki arazileri aldım ve büyüttüm. Onun hayalini gerçekleştirmek istedim. Burada tesis yapmak hiç kolay değildi. Biz her türlü altyapıyı getirdik. Çiftlik 2008’de, mandıra 2010’da kuruldu. İlk ürünümüzü 2011 Şubat ayında Bundan sonrası için planlar nelerdir?- Baltalı Gıda olarak kurulduğumuz günden bu yana hep daha iyi olmak için çalıştık. Önümüzdeki yıllarda da %100 keçi sütünün kullanılacağı yeni lezzetler sunarak ürün gamımızı geliştirmek ve bir dünya markası olması yönündeki hedeflerimizi gerçekleştirmek için çalışmaya devam %80’İ KADIN- Bir kadın yatırımcı olarak nelerle karşılaşıyorsunuz?- Bir kadın yatırımcı olarak pozitif veya negatif bir durumla karşılaşmıyorum. Türkiye’de kadınların iş hayatında desteklenmesine ilişkin girişimlerde el işi ürünlerini geliştirmek gibi projeler öne çıkıyor. Daha büyük ölçekte yatırımlarda da kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini Çalışanların kaçı kadın, yerel anlamda bölgeye nasıl bir katkınız var?- Çalışanlarımızın yüzde 80’i kadın ve bölgeye katkımız konusunda öncelikle bölgede yaşayanların görüşlerine yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim yer aldığımız bölgede daha önce bu büyüklükte bir yatırım yapılmamıştı. Ege’nin gelişmiş bir bölgesinde olmamıza rağmen yolu, suyu ve elektriği biz getirdik. Yolumuza halen zaman zaman mıcır dökerek düzgün kalmasını sağlıyoruz. Telefon hatları da dahil olmak üzere yatırımın başında ciddi bir altyapı çalışması da yaptık. Anne Sütüne Geçen Kotinin Ve Fluoksetini Uzaklaştıran İmmunosorbent Filtre HazırlayanlarTuğba Tunalı Akbay, Memet Vezir Kahraman, Nilhan Apohan, Hazal İpekçi, Burcu Oktay Proje Özeti Bu projenin amacı doğum sonrasında yaşanan stres nedeniyle tütün ürünlerini veveya antidepresan ilaçları kullanan annelerin sütüne geçen kotinin veveya fluoksetini immünosorbent filtre yardımıyla uzaklaştırmaktır. Yapılan araştırmalarda doğum sonrası yaşanan stres ile baş edebilmek için annelerin bilinçsiz olarak antidepresan veveya tütün ürünlerini kullandığı belirlenmiştir. Bunun yanında günümüzde doktor tavs. iyesi ile de antidepresan kullanan annelerin sayısı gittikçe artmaktadır. Tütün ürünleri kullanımı ile anne sütüne geçen nikotinin metabolizma ürünü olan kotinin bebekte hipoksiye, kan basıncı artışına, kalp atış hızı düzensizliğine ve aort, arter ve adrenal bezlerde çeşitli bozukluklara neden olmaktadır. Anne sütüne geçen fluoksetin ise bebekler üzerinde huzursuzluk, ağlama, iştahsızlık, uyku düzeni bozukluğu meydana getirmektedir. Bebekte bu tür yan etkilerin oluşmasıyla annedeki stres daha da artmaktadır. Bu proje kapsamında üretilecek olan immunosorbent özellikli filtre ile anne sütüne geçen kotinin ve fluoksetin anne sütünden uzaklaştırılarak, Dünya Sağlık Örgütünün öncelikli konuları arasında yer alan bebek sağlığı için önemli bir adım atılmış olacaktır. Bu proje TUBİTAK tarafından”SBAG112S138” no’lu proje kapsamında desteklenmektedir. Piyasada escitalopram etken maddeli farklı firmalara ait pek çok ilaç bulunmaktadır. Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlidir. Tibbi ilaç önerisi degildir. Internette kontrolsüz biçimde yayilan yanlis bilgilerden hastalarimizi koruyabilmek için daha saglikli bir hekim görüsü olarak derlenmistir. Lütfen detaylı sorulariniz ve daha kapsamli bilgi için psikiyatristinize danisiniz, burada veya internet üzerinde bulunan bilgilerle yetinmeyiniz ve kendi basiniza kesinlikle hareket etmeyiniz. Escitalopram yaşlılar, hamileler, gebelik ihtimali olanlar, 18 yaş altı kişiler, kalp hastalığı, diyabet ya da elilepsi, karaciiğer veya böbrek fonksiyonunda bozukluk olanlar, daha önce mani geçirenler, geçmişte mani ya da psikotik bozukluk tablosu olanlar, EKT uygulanmakta olan kişiler, dar açılı glokom olarak bilinen göz tansiyonu olanlarda, geçmişte mide-barsak kanamsı geçirmiş kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Son 14 gün içinde ülkemizde Aurorix adı verilen, MAO inhibitörü grubu ilaç kullanmı olanlarda ve halen hastalığın manik döneminde olan kişilerde kullanılmaması gereklidir. Escitalopram hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır? Genel olarak Escitalopram depresyon tedavisinde kullanılır. Yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozuklukta da etkili bir ilaçtır. Bunlar dışında hekiminiz, Escitalopram’ı burda sıralanmamış olan başka bir tıbbi durum için de uygun görebilir. Escitalopram nasıl kullanılır? Escitalopram genellikle tok karnına, günde bir defa, bütün tablet olarak bir bardak su ile alınır. Mümkün olduğunca aynı saatlerde almaya çalışın. Eğer ilacın sıvı formunu kullanıyorsanız, ilaca ait orjinal ölçeği kullanın, ev tipi kaşıkla almayın. Yan etki riskini azaltmak için, doktorunuz Escitalopram’ı düşük dozda bağlayacak ve ve giderek dozu artıracaktır. Dikkatle doktorunuzun talimatlarına uyun. Daha fazla veya daha az ilaç almayın. Siz iyi hissetseniz bile bu ilacı devam etmek önemlidir. Doktorunuza danışmadan bu ilacı almayı kesmeyin. İlaç aniden durdurulduğunda bazı yakınmalarınız daha kötü olabilir. Escitalopram dozu kademeli olarak azaltılmalıdır. İlaç bir süre ortalama ya da yüksek dozlarda kullanıldıktan sonra aniden kesilirse, yoksunluk belirtileri örneğin sinirlilik, başağrısı, uyuşukluk, karıncalanma, uyku sorunları, kafa karışıklığı izlenebilir. Escitalopram yararını hissedebilmek için en az 3-4 hafta kullanmış olmanız gerekir. Bazen hekimler 6 hafta kadar beklemeyi tercih edebilir. Escitalopram’ı 25 ° C altında saklayınız. Sıcak aylarda, oda sıcaklığı 25 ° C geçiyorsa, ilacı buzdolabının kapak kısmında muhafaza edebilirsiniz. Escitalopram’ı bölüp, ambalajından çıkarıp başka kutularda saklamayınız, hergün alacağınız dozu hazırlayınız. Kırarak yarı doz almanız önerilmişse, kalan yarıyı bir sonraki doz zamanı alabilirsiniz. Bir dozu atlarsanız, farkettiğiniz zamanda için. Ancak ilacı unuttuğunuzu hatırladığınızda, artık bir sonraki doz zamanına yakınsanız, telafi etmek için içmeyin, tedaviye bir sonraki doz ile kaldığınız yerden devam edin. Escitalopram yan etkileri nelerdir? Bulantı, ağız kuruluğu, uyku sorunları, kabızlık, yorgunluk, uyuşukluk, başdönmesi, terlemede artış ilacı aldığınız ilk günler ortaya çıkabilir. Ancak bu yan etkiler hem şiddetli değildir, hem de 4-5 gün içinde sonlanır. Eğer Escitalopram kullanırken bu yan etkiler azalmak yerine artıyorsa, hekiminize haber veriniz. Eescitalopram kullanan birçok kişi ciddi yan etkiler yaşamaz. Ancak nadir görülen, sinirlilik, konsantrasyon, olağandışı yüksek enerji / heyecan, intihar düşünceleri gibi bir durum ortaya çıkmışsa derhal hekiminizle temasa geçmeniz gerekir. Kolay morarma / kanama, kas zayıflığı / krampları, idrar miktarında değişim, kahve telvesi gibi dışkı, kusma nöbetleri olursa hızla en yakın sağlık kurumuna başvurun. Bu ilaç nadiren serotonin sendromu denilen çok ciddi bir duruma neden olabilir. Diğer bazı psikiyatrik ilaçlarla birlikte kullanıldığında serotonin sendromu riski artar. Halüsinasyonlar, yoğun huzursuzluk, koordinasyon kaybı, hızlı kalp atışı, şiddetli baş dönmesi, ateş, şiddetli bulantı / kusma / ishal, kaslarda kramplar ve titreme izlenir. Bu durumda, bu ilaç kullanımını durdurmak ve hemen tıbbi yardım almak gerekir. Escitalopram için ciddi bir alerjik reaksiyon görülmesi nadirdir. Döküntü, kaşıntı , şişlik özellikle yüz / dil / boğaz, şddetli baş dönmesi, nefes darlığı gibi bir alerji belirtisi olursa, hemen tıbbi yardım alınız. Escitalopram kullanımı esnasında alkollü içeceklerden kaçınınız. İlaç, araç ve araba kullanmayıgenellikle etkilemez ancak prospektüs bilgisinin araç kullanmaktan kaçınınız ibaresini taşıdığını unutmamak gerekir. Özellikle Escitalopram kullanmaya başladığını ilk günlerde daha dikkatli olunuz, ilacın sürüş güvenliğini etkilemediğinden emin olana kadar direksiyon başına geçmeyiniz. Escitalopram kullanırken ameliyat olmanız ya da genel anestezi almanız ya da diş çektirmeniz gerekirse, bir gün önce akşam saatlerinden itibaren ilac kesmeniz yeterli bir önlem olur. Ancak mutlaka hekiminize danışınız. İdrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde ve özellikle yaşlılarda Escitalopram kullanımı ile kan sodyum seviyesinde düşüş olabilir. Bu durum bilinç bulanıklığına sebep olur. Derhal ilacı keseek hekiminize danışınız. Escitalopram kullanan bazı kişilerde kalp hızında yavaşlama izlenir. Bu durumda mutlaka bir EKG çekilmesi ve kardiyolojik muayene gerekir. Bir muayene esnasında ya da evde kendi ölçümleriniz sırasına nabız hızınız 60/dk altında bulunursa hekiminizi haberdar ediniz. Gebelik ve Emzirme Dönemi Escitalopram Kullanımı Gebelikte kullanımı ile ilgili yeterli bilgi yoktur. İlaç kullanımı için mecburiyet yoksa kullanılmamalıdır. Birçok hekim için Escitalopram, gebelikte ilaç kullanımı gerektiğinde ilk tercih edecekleri ilaç değildir. Gebeliğin son 3 ayında annenin Escitalopram kullandığı durumda, nadiren bebekte doğumdan sonra, bebeğin vücudunun ilaç aramasına bağlı olarak beslenme ve solunum güçlükleri, nöbet, kas sertliği, sürekli ağlama izlenebilir. Bu durumları izliyorsanız pediatriste derhal haber veriniz. Gebelikte tedavi edilmemiş depresyon da bebek için risklidir. Gebelik esnasındaki tedavi yöntemleri ile ilgili hekiminizden detaylı bilgi alınız. Gebelik planınız varsa, ilaç alırken hamile kalırsanız hekiminizle irtibata geçiniz. Escitalopram anne sütüne geçen bir ilaçtır. Emzirme dönemi kullanımla ilgili hekiminize danışınız. Anne sütünden geçen Escitalopram, miktarına bağlı olarak, uyku hali, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozuklukları yapabilir. Escitalopram Diğer İlaçlarla Etkileşimi Eğer alkol, antihistaminikler örneğin setirizin, difenhidramin gibi, uyku veya anksiyete ilaçlar alprazolam, diazepam, zolpidem gibi, kas gevşeticiler, ve narkotik ağrı kesiciler örneğin dahil uyuşukluğa neden olabilecek diğer ilaçlar alıyorsanız doktorunuza bildiriniz. Essitalopram kullanmadan önce, diğer ilaçların kullanımı rapor böyle dekstrometorfan, lityum, s wort, sibutramin gibi ilaçlar, serotonin dengesini etkileyen “ecstasy” tramadol, triptofan, SSRI fluoksetin gibi dahil olmak üzere bazı antidepresanlar, Paroksetin ve SNRIs örneğin, duloksetin, venlafaksin gibi migren baş ağrısı tedavisinde kullanılan örneğin eletriptan, sumatriptan gibi bazı ilaçlar alıyorsanız, serotonin sendronu için riskiniz artar. Aşağıda sıralanan ilaç ve maddelerin kullanımını hekiminize haber veriniz. Beta-bloker, metoprolol Nöbetleri kontrol etmek için kullanılan antiepileptik ilaçlar örneğin karbamazepin, fenitoin ve primadone Antidepresanlar / anti-mani ilaçlar triptofan ve lityum Kan inceltici ilaçlar örneğin varfarin Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar örn. aspirin veya ibuprofen ve ağrı kesici bazı ilaçlar tramadol Serotonin 5HT1 agonistleri örneğin anti-migren ilaç sumatriptan Antiviral ilaçlar ritonavir Parkinson hastalığı kullanılan Dopaminergics rasajilin ve selejilin Ülser iyileştirici ilaçlar simetidin ve omeprazol Bu bilgiler, tüm muhtemel etkileşimleri içermez. Bu nedenle, essitalopram kullanmadan önce, doktorunuza kullandığınız tüm ürünleri danışınız. Aşırı Doz Escitalopram Alınırsa Escitalopram aşırı doz belirtileri şunlardır Baş dönmesi, tremor, ajitasyon, nöbetler, koma uyanmak mümkün, bulantı, kalp atımında değişiklikler hızlı veya düzensiz olabilir ve düşük kan basıncı. Derhal en yakın acil servise başvurunuz. Error 523 Ray ID 7384805bb813b778 • 2022-08-10 000934 UTC AmsterdamCloudflare Working Error What happened? The origin web server is not reachable. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Check your DNS Settings. A 523 error means that Cloudflare could not reach your host web server. The most common cause is that your DNS settings are incorrect. Please contact your hosting provider to confirm your origin IP and then make sure the correct IP is listed for your A record in your Cloudflare DNS Settings page. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 7384805bb813b778 • Your IP • Performance & security by Cloudflare Zedprex 20 mg Kapsül FORMÜL Beher kapsül 20 mg Fluoksetin’e eşdeğer Fluoksetin Hidroklorür içerir. Kapsül boyası olarak Patent blue V E 131, Sarı Demir Oksit E 172, Titanyum dioksit E 171 içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Farmakodinamik Özellikleri Fluoksetin, bir selektif serotonin geri alım inhibitörü olup, santral nöronlarda serotonin geri alınımını re-uptake inhibe ederek, antidepresan etki gösterdiği kabul edilmektedir. Fluoksetin, trisiklik, tetrasiklik ve diğer tip antidepresanlar ile kimyasal olarak ilişkisi olmayan bir antidepresandır. Trisiklik antidepresanlardan farklı olarak Fluoksetin’in noradrenerjik veya dopaminerjik nöronlar üzerine doğrudan bir etkisinin olmadığı düşünülmektedir. Farmakokinetik Özellikleri Oral uygulamayı takiben Fluoksetin en az %85 absorpsiyon gösterir. Uygulamadan 6 saat sonra plazma düzeyi en üst düzeyine ulaşır. Uygulama anında gıda alınması halinde absorpsiyon hızı bir miktar düşer, fakat absorpsiyon miktarı değişmez. Fluoksetin’in ve desmetil metaboliti olan Norfluoksetin’in dağılım hacmi 20-45 L/kg vücut ağırlığı arasındadır. Fluoksetin serum proteinlerine yaklaşık % oranında bağlanır. Normal kişilerde Fluoksetin’in yarı ömrü 2-3 gün, desmetil metaboliti olan Norfluoksetin’inki ise 7-9 gündür. Fluoksetin büyük miktarda ve genelde karaciğerde metabolize olur. Çok az kısmı idrardan değişmeden atılır. Radyoaktif işaretleme yolu ile yapılan çalışmalarda 6 hafta sonunda radyoaktivitenin %60’lık kısmı idrarda, %16’lık kısmı ise feçeste ölçülmüştür. Desmetilfluoksetin de selektif olarak serotonin geri alımını inhibe eder. Fluoksetin’in plazma klerensi yaklaşık 20 L/saat’tir. Desmetilfluoksetin için ise yaklaşık 9 L/saattir. Günde 40 mg 30 gün süre ile alınan Fluoksetin’in kan düzeyi 91-302 ng/ml ; Norfluoksetin’inki ise 72-258 ng/ml arasında değişmektedir. Sabit kan düzeylerine uzun süren uygulamalarda erişilmektedir. Tek bir doz alındıktan sonra yaşlı vakalardaki farmakokinetik profili genç vakalardakinden farklı değildir. Renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda tek doz alındıktan sonra Fluoksetin ve Norfluoksetin’in farmakokinetiğinde bir değişim gözlenmez. Kronik uygulamalarda birikim meydana gelebilir. İleri derecede hepatik sirozu olan hastalarda Fluoksetin’in eliminasyonu kesinlikle azalır. Ortalama olarak Fluoksetin’in yarılanma ömrü güne Norfluoksetin’in yarı ömrü ise 12 güne çıkar. Bu durumda doz ayarlaması yapılmalıdır. ENDİKASYONLARI Major depresyon da dahil olmak üzere depresyonlarda, obsesif-kompulsif bozukluk, bulimia nervoza ve premenstruel disforik bozukluğun tedavisinde kullanılır. KONTRENDİKASYONLARI Fluoksetin’e ve bileşiminde bulunan diğer maddelere aşırı duyarlılık durumlarında kontrendikedir. Monoamin oksidaz inhibitörleri Fluoksetin bir monoamin oksidaz MAO inhibitörüyle birlikte kullanıldığında ya da fluoksetin tedavisinin sonlandırılmasından kısa bir süre sonra MAO inhibitörü tedavisine geçildiği zaman ağır ve bazen de ölümle sonuçlanabilen reaksiyonlar görüldüğü bildirilmiştir. Bu nedenle, bir MAO inhibitörünün kullanımına son verildikten sonra Fluoksetin tedavisine başlanacağı zaman, aradan en az 14 gün geçmiş olması gerekir. Fluoksetin ve major metobolitinin eliminasyon yarılanma ömürleri çok uzun olduğundan Fluoksetin tedavisinin sonlandırılıp MAO inhibitörü tedavisine başlamadan önce aradan 5 haftalık bir süre geçmelidir. Fenotiazinler Fluoksetin, thioridazin veya mesoridazinin metabolizmasını inhibe ederek, bu ilaçların QT aralığını uzatma riskini artırabilir. Torsade de pointes gibi ciddi aritmilere ve ani ölümlere neden olabilir. Bu ilaçlar, Zedprex ile birlikte kullanılmamalıdır. Zedprex kesildikten sonra en az 5 hafta sonra bu tür ilaçlarla tedaviye başlanabilir. UYARILAR/ÖNLEMLER Nadir de olsa döküntü görülen hastalarda karaciğer, böbrek ve akciğerlerle ilgili olabilen ciddi sistemik olaylar gelişebileceğinden alternatif etyolojisi bilinmeyen döküntü ya da benzer alerjik bulgu durumunda Fluoksetin uygulaması sonlandırılmalıdır. Fluoksetin ile yapılan çalışmalarda hastaların %1’inde hipomani ya da mani görülebildiği bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliğinde Fluoksetin ve Norfluoksetin eliminasyon yarılanma ömürleri uzayacağından, böyle hastalarda dikkatli olunması gerekmektedir. Fluoksetin’in ciddi böbrek yetmezliği olanlarda kullanımıyla ilgili bilgiler kısıtlı olduğundan böyle hastalarda dikkatli olunmalıdır. Çift kör çalışmalarda Fluoksetin kullanan 312 hastanın EKG kayıtlarında kalp bloğuna yol açan herhangi bir iletim bozukluğu görülmemiştir. Ancak, akut kardiyak hastalıklardaki klinik deneyim kısıtlı olduğu için, dikkatli olunması önerilmektedir. Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma oranını ciddi olarak yükseltebilirler. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Diyabetik hastalarda Fluoksetin tedavisi glisemik kontrolü etkileyebileceğinden, Fluoksetin uygulanan diyabetli hastalarda antidiyabetik dozunun ayarlanması gerekebilir. Bir çok antidepresan ajan alkole bağlı MSS depresyonunu artırır. Bu nedenle diğer psikoaktif ilaçlarda olduğu gibi Fluoksetin’in alkol ile birlikte kullanımı önerilmemektedir. Fluoksetin özellikle normal kilonun altındaki depresyonlu bireylerde belirgin kilo kaybına neden olabilir. Antidepresan ilaçların potansiyel risklerinden birisi de nöbetlerdir. Bu nedenle diğer antidepresanlarda olduğu gibi, epilepsi öyküsü bulunan hastalarda Fluoksetin dikkatle kullanılmalıdır. Nöbet geçiren ya da nöbet sıklığında artış olan hastalarda Fluoksetin dikkatle kullanılmalıdır. Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri SSRI ve diğer yeni antidepresanların Venlafaksin, Mirtazepin gerek yetişkin, gerekse çocuklarda kullanımlarında, tedavinin özellikle ilk haftalarında ajitasyon şeklinde zarar verici davranış değişikliklerine neden olabilecekleri gözlenmiştir. Antidepresan ilaçların çocuklar, gençler ve yetişkinlerdeki kullanımlarının intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında özellikle ilk 5 ay, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakınen izlenmesi gereklidir. Fluoksetin çok ender olarak ani kesilmelerinde “kesilme belirtileri”ne neden olabileceklerinden doz azaltılarak ilaç kullanımına son verilmesi önerilir. Araç ve makina kullanmaya etkisi Psikoaktif ilaçlar düşünme, karar verme ve motor becerilerini etkileyebileceklerinden hastalar otomobil ve tehlikeli makine kullanma konusunda uyarılmalıdır. Gebelik ve Emzirme döneminde KullanımıGebelik Kategorisi C Gebelik İlaç, gebelik sırasında sadece potansiyel yarar fetusa yönelik potansiyel riskten fazla olduğunda kullanılmalıdır. Emzirme Fluoksetin anne sütüne geçer. Bu durumun bebek üstündeki etkileri bilinmemektedir. Emziren annelerde kullanılmamalı ya da bu konuda karar hekime bırakılmalıdır. YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER En sık görülen yan etkiler Sindirim sistemi Gastrointestinal bozukluklar bulantı, kusma, dispepsi, tad duyusunda bozulma Sinir sistemi Baş ağrısı, sinirlilik, uykusuzluk, sersemlik, anksiyete, titreme, baş dönmesi, yorgunluk, libido azalması Ürogenital sistem İdrara çıkma sıklığında artma. Genel Asteni, viral enfeksiyon, bacak ağrısı, görme bozukluğu, ateş Solunum sistemi Üst solunum yolu enfeksiyonu, farenjit, nazal konjesyon. Kardiyovasküler Ateş basması. BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER MAO inhibitörleri ve Fenotiazinler ile olan etkileşimler için; bkz Kontrendikasyonlar Triptofan ile birlikte kullanımı ajitasyon, huzursuzluk ve gastrointestinal bozukluğa yol açabilir. Bazı hastalarda birlikte kullanıldığında diazepamın yarılanma ömrü uzayabilir. Fluoksetin lityum düzeylerinde değişikliğe yol açabilir. Fluoksetin’in diğer antidepresanlarla veya fenitoin ve karbamezepin gibi antikonvülsan ilaçlarla birlikte kullanımı bu ajanların daha önce stabil olan kan düzeylerinin yükselmesine yol açabilir. Fluoksetin’in santral sinir sistemini aktive eden diğer ilaçlarla kullanımı sistematik olarak araştırılmamıştır. Warfarin, aspirin ve diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarla birlikte kullanımı kanamaya eğilimi artırabilir. KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU Zedprex kapsül, hekim tarafından başka bir öneride bulunulmadığı takdirde;Depresyon tedavisinde günde 20 mg’lık doz önerilmektedir. Obsesif –kompülsif bozukluk tedavisinde günlük doz 20-60 mg’dır. Başlangıç dozu olarak günde 20 mg önerilir. Yanıt alınamayan hastalarda bir kaç hafta sonra doz artırılabilir. Bulimia nervoza tedavisinde günde 60 mg’lık doz önerilmektedir. Bazı hastalarda bu doza titrasyon ile çıkılması önerilebilir. Premenstrüel disforik bozuklukta günde 20 mg’lık doz önerilmektedir. Fluoksetin beslenmeden bağımsız olarak kullanılabildiği için günde 1 kez aç veya tok karnına 1 kapsül, tercihen sabah veya öğlen alınır. Fluoksetin’in azami günlük dozu 80 mg’dır. Eğer günlük doz 20 mg’dan fazla ise bu doz gün içerisine bölünmelidir. Özel vakalarda uygulama frekansı azaltılarak doz düşürülebilir örneğin iki günde bir 20 mg Diğer antidepresanlarda olduğu gibi antidepresan etki en az 4 hafta sonra ortaya çıkabilir. Yaşlı ve zayıf hastalarda günde 60 mg’dan fazla Fluoksetin verilmemelidir. Genel olarak daha düşük dozlar önerilir. Renal yetmezlikte uzun süreli kullanımlarda birikme ihtimali olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Hepatik yetmezlikte Fluoksetin’in gecikmiş metabolizasyonundan dolayı doz azaltılmalıdır. Örneğin iki günde bir 20 mg DOZ AŞIMI HALİNDE ALINACAK TEDBİRLER Aşırı doz alındığında; klinik tablo başlıca sersemlik, bulantı, kusma, taşikardi, kan basıncında artış, denge bozuklukları, eksitasyon, halsizlik, hipomani şeklinde gelişir. Fluoksetin’in bilinen spesifik bir antidotu yoktur. Aşırı dozun gerçekleştiği gün içerisinde mide lavajı ve sorbitol ile beraber aktif kömür tatbiki anlamlı sonuçlar verebilirken, yüksek dağılım hacmi nedeni ile zorlu diürez, dializ ve hemoperfüzyon muhtemelen daha etkin olacaktır. SAKLAMA ŞEKLİ 30ºC’nin altında oda sıcaklığında, ışıktan korunarak saklanmalıdır. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI 16-24 kapsüllük blister ambalajlarda RUHSAT SAHİBİ / ÜRETİM YERİ İSİM VE ADRESİ ADEKA İlaç Sanayi ve Ticaret Necipbey Cad. No 88 55020 – SAMSUN RUHSAT TARİHİ VE NO 181 / 50 Reçete ile satılır. Prospektüs Onay Tarihi

anne sütüne en az geçen antidepresan